Advert

BİZ SİZİN ASIL KORKUNUZU BİLİYORUZ!

BİZ SİZİN ASIL KORKUNUZU BİLİYORUZ!
BİZ SİZİN ASIL KORKUNUZU BİLİYORUZ! Ekspres
Bu içerik 411 kez okundu.

BİZ SİZİN ASIL KORKUNUZU BİLİYORUZ!

Her ne kadar bazıları “beklenmedik ve şok yaratan bir karar” deseler de kendisini, siyasi geçmişindeki manevralarını iyi bilenler için çok ta sürpriz olmadı bu karar.

Çok değil daha bir hafta önce tam tersini söyleyen “yavru muhalefet”, ani bir çark yaparak seçim tarihini öne alma önerisi, hemen ardından “iktidarın” yapacağı açıklamanın bariz habercisiydi.

Son dönemlerde çok kere olduğu gibi “girizgâhı yapma” görevi yine sadrazama düşmüştü sadece hepsi bu!

Kulisi çok önceden yapılmış ve apar topar açıklanmış bu kararın bu kadar dar zamana hapsedilmesinin arkasında yatan önemli sebeplerden biri “tartışılıp değerlendirilmesine” fırsat vermemek olsa da dünden beri hemen herkes kararın kritiğini yapmakta.

Saray şakşakçıları kararı istedikleri kadar normalleştirip alkışlasın, karşıt görüşleri “komplo teorileri” üretmekle suçlasın, ortaya atılan düşüncelerin hiçbiri yabana atılır türden değil ve çoğunda doğruluk payı var.

Siyasi kulislerden sızan haberlere dayanarak, yangından mal kaçırır gibi alınan bu kararın asıl sebebinin çok büyük bir korku olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla.

KORKUNUZUN ADI: YAŞAR AYDIN!

Ne midir o korku?

Onur Hareketi Lideri ve “Milletin Cumhurbaşkanı Adayı” Yaşar Aydın!

Geçmişte değerli siyasetçi Ecevit’e atfedilen “Umudumuz Karaoğlan” gibi ülkenin dört bir yanında gençlerin dağa taşa adını yazdığı Yaşar Aydın.


Batıdaki gençlerin “Ecevit” İç tarafa geldikçe “Yazıcıoğlu” ve doğuya doğru gittikçe “Demirtaş” ile özdeşleştirilen ülkemizde özlenen ve acilen gelmesi gereken barışı ve huzuru inşa edebilecek tek adam Yaşar Aydın.

Cumhuriyet tarihinde belki de ilk defa her bölgeden her ideolojiden insanı kutuplaştırmadan birleştirmeyi, aynı özlem ve düşünceyle ve aynı çatı altında toplamayı başarmış tek aday Yaşar Aydın.

Birileri kısır çekişmeler ve deri koltuklu bol amblemli kapalı alanlarda kirli alışverişler ve tutarsız ittifaklar yaparken o, tüm bunların dışında kalmayı başarıp ve ülkenin dört bir yanını karış karış gezdi. Kâh bir köy kahvesinde, kâh bir şehir meydanında, kâh esnafın ekmek kapısında, kâh sokakta gençlerle, kadınlarla, kâh yağmurda, karda, kâh kırk derece güneşin altında büyük bir sevgi selinin içinde gülümserken gördük onu.

Halkın gösterdiği bu sevgi ve duyduğu  güvenden aldığı insanüstü güçle durup dinlenmeden gezdi, konuştu, bıkıp usanmadan anlattı…

Kim bilir kaç yıldır bir siyasetçinin adı yazılmamıştır dağa taşa? Yine kaç yıldır hiçbir şey dağıtmadan, vadetmeden bir siyasetçi bunu başaramamıştır?

SENİ AKBABALARA YEDİRMEYECEĞİZ!

Halk, adı geçen tüm siyasi isim ve ihtimalleri elinin tersiyle itip kendisi gibi düşünen, acısını da sevincini de en az kendisi kadar hisseden birini çıkardı sonunda.

Saltanat erki,  Yaşar Aydın’ı önlenemez yükselişiyle; İçinde kaosu, acıyı, huzursuzluğu, kimliksizliği ve büyük toplumsal travmayı barındıran tek adam iktidarını devirecek en büyük güç ve tehlike olarak gördüğü için aldı bu kararı.

Erken seçim kararı işte bu “korku paranoyasının” sonucudur.

Sonuç ne mi olacaktır?

Cevabı, bir halk mitinginde yaşlı bir teyzenin Yaşar Aydın’a sarılarak attığı çığlıkla noktalayalım.

 

“Yorulduk!  Tükendik! Ne yaparlarsa yapsınlar, son ve tek umudumuz olan seni bu akbabalara yedirmeyeceğiz! Bunu asla başaramayacaklar!”

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak"
Türkiye’nin Yüzde 8’i 65 Yaş Üstünde
Türkiye’nin Yüzde 8’i 65 Yaş Üstünde