Advert

Vejetaryen beslenerek hastalıklardan korunun

Vejetaryen beslenerek hastalıklardan korunun
Vejetaryen beslenerek hastalıklardan korunun Ekspres
Bu içerik 514 kez okundu.
Advert

Vejetaryen beslenerek pek çok hastalığı engelleyebilirsiniz.

 

İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesinden Diyetisyen Meleksima Mahmutoğlu dengeli ve doğru uygulandığı takdirde vejetaryen beslenmenin pek çok hastalıktan korunmaya yönelik etkileri olduğunu söyledi.

 

Son yıllarda Türkiye ve Dünya’da hızla yaygınlaşmakta olan Vejetaryen Beslenme bir yaşam tarzı, hatta hayat felsefesi haline geldi.  Bitkisel kaynaklı beslenmenin temelini oluşturduğu Vejetaryen beslenmede hayvansal kaynaklı besinler, kırmızı et çeşitleri, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt ve sütten yapılan ürünler, yumurta ve bu besinleri içeren ürünleri sınırlı miktarda veya hiç tüketilmemekte… Vejetaryen bireylerin bu tip beslenme şeklini tercih etme nedenleri bakıldığında sağlıklı beslenme, ekonomik sebepler, dini inançlar, hayvan kesiminin önüne geçme, etik sebepler, dünyadaki açlık sorunları, ekolojik kaygılar gibi bir çok farklı sebep görülmektedir.

İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesinden Diyetisyen Meleksima Mahmutoğlu “Vejetaryen diyetler, düşük seviyelerde doymuş yağ, kolesterol ve hayvansal protein içerirken, yüksek seviyelerde karbonhidrat, diyet lifi, magnezyum, folik asit, C ve E vitaminleri, karotenoidler ve fitokimyasallar gibi antioksidanlar içermesi sebebiyle insan sağlığına birçok fayda sağlamaktadır. Bilhassa obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kemik sağlığı ve kanser gibi birçok hastalıktan korunmayı destekliyor,” açıklamasında bulundu. 

“Kırmızı et tüketimi, iskemik kalp hastalığı ve bazı kanser türleri gibi çeşitli kronik hastalıklar için artan risk ile ilişkiliyken, vejetaryen diyetin temel besin bileşenlerini oluşturan meyve ve sebzelerin, baklagillerin, rafine edilmemiş tahılların ve kabuklu yemişlerin bol miktarda tüketilmesi bazı durumlarda daha uzun ömür ve birçok kronik dejeneratif hastalık için daha düşük bir risk faktörü ile ilişkilendirilmektedir. Tip 2 diyabetli bireylerde ise vejetaryen diyetlerin tüketiminin HbA1c'de anlamlı bir azalma sağladığı bulunmuştur. Aynı zamanda bitkisel kaynaklı besinlerin tüketimi de bireylerde kilo kontrolüne yardımcı olmaktadır. Özellikle vejetaryen beslenme, bilinen kalp hastalığı veya kalp hastalığı riski taşıyan kişilerde, kardiyovasküler risk faktörlerinin iyileştirilmesinde ve kardiyovasküler olayların azaltılmasında büyük bir rol oynamaktadır. Bitkisel kaynaklı besinlerin uzun zamandan beri kansere karşı korumada etkili olduğunu düşünülmektedir ve vegan diyetin daha düşük bir kanser insidansı ile ilişkili olduğu belirtilmektedir,” diye sözlerine devam eden İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesinden Diyetisyen Meleksima Mahmutoğlu;  “Tüm bunlarla birlikte Vejetaryen bireylerin günlük alınması gereken bazı makro ve mikro besin öğelerini, protein, demir, çinko, B12 vitamini, D vitamini, omega-3 yağ asitleri gibi yeterli miktarlarda alıp almadıkları ile ilgili soru işaretleri de vardır".

Veganlar nasıl beslenmeli?

“Örneğin Balık ve balık yağları kalp damar sağlığını koruyucu etki gösteren EPA ve DHA içermektedir ancak EPA ve DHA alımları vücut tarafından sentezlenemediği ve dışardan alınması gerektiği için veganlarda alımı hemen hemen hiç yoktur. Veganlar, DHA içeren mikroalg takviyelerinden ve DHA takviye edilmiş gıdalardan DHA alabilir ve EPA, DHA'nın vücutta geriye dönüşümünden elde edilebilmektedir. Süt ve süt ürünleri tüketmeyen veganların, diyetle önemli kalsiyum kaynakları olan badem, susam, tahin, kalsiyum takviyeli içecekler ve lahana gibi düşük oksalat içeren yeşil yapraklı sebzeler gibi uygun kaynaklardan yeterli kalsiyum elde etmelerini sağlanmalıdır. Yeterli miktarda çinko alımını sağlamak için ise tam tahıllar, baklagiller ve soya ürünleri gibi çinko açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Normal sebzelere göre 2 kat daha fazla protein içermesiyle en iyi bitkisel protein kaynaklarından olan mantar, vejetaryen bireylerin rahatlıkla tüketebileceği sebzeler arasında yer almaktadır,” açıklamasını yapan İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesinden Diyetisyen Meleksima Mahmutoğlu; “Sağlıklı ve besin değerleri bakımından yeterli ve iyi planlanmış vejetaryen diyetler, tip 2 diyabetin önlenmesi ve tedavisinde, kilo kontrolünde, metabolik ve kardiyovasküler olaylarda yarar sağlamaktadır. Uzun vadede sürdürülen bu tip beslenme şekli, sadece fiziksel sağlığa değil, aynı zamanda ruh sağlığında da istenilen şekilde gelişmeler sağlayabilmektedir,” diyerek sözlerini tamaladı.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Hakkında:

İstanbul Rumeli Üniversitesi, 23 Nisan 2015 tarihinde İstanbul’da kurulan bir vakıf üniversitesidir. Toplumun ihtiyacı olan bilim insanlarını ülkeye kazandırmak; bilgili, çağdaş, donanımlı, deneyimli, topluma yararlı, araştırmacı gençler yetiştirmeyi hedefleyen bir yüksek eğitim kurumu ve mükemmeliyet merkezi olma amacını taşımaktadır. İstanbul Rumeli Üniversitesi 2018-2019 eğitim öğretim yılında 3 Fakültede 10 Bölüm, 1 Yüksekokul, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna bağlı 14 Program, Meslek Yüksekokuluna bağlı 11 Program, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsüne bağlı 2 bölümde eğitim vermektedir. 2019- 2020 eğitim öğretim yılında Spor Blimleri Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi’nin açılması planlanmaktadır.

Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mardin'de toplantı ve yürüyüşler 30 gün boyunca yasaklandı
Mardin'de toplantı ve yürüyüşler 30 gün boyunca yasaklandı
FIRAT CEWERÎ “Hep Yüreğimin Sesini Dinledim”
FIRAT CEWERÎ “Hep Yüreğimin Sesini Dinledim”