Advert
Bayram Gelmiş Neyime?..
Mehtap Tumrik

Bayram Gelmiş Neyime?..

Advert

MEHTABİYAT

 

BAYRAM GELMİŞ NEYİME?..

Benim hiç bayramım olmadı…

Çocukken;

Bir Pazar sendromu gibiydi bayram!.. “O” vardı tüm gün evde ve bayram sadece ona bayramdı!..

Kırk yılda bir aldığı yeni giysiler ya “dar” gelirdi ya da “çuval”…

Asıl derdimiz ne almadığı armağan ne de fuara götürmemesi değildi; sadece başımızı okşayıp, bir bayram busesi kondur(a)mamasıydı bizi üzen!..

 

Evet, arada giderdik Samsun Fuarı’na, binerdik dönme dolaba, bakınırdık sağa sola… Ama… Hepsi bu…Bayram gelmiş neyime?!..

 

Peki bu muydu bayram?..

 

Öyleyse neden akranlarımız gülerken biz “sus-pus” olurduk kardeşimle; “Aman baban kızar sessiz olun, aman koşmayın, oynamayın, şımarmayın(?)” Annemin bayram şekeri yerine verdiği “bayram öğütlerini dinlerdik mütemadiyen…

Sırf bu yüzden Ülkü abladan öğrendiğimiz el işaretleri alfabesini kullanırdık hep “O” varken…

(Halen bir araya gelince yazışırız kardeşimle bu yöntemle. Ama bu kez yüzümüzde geçmişe inat –tebessümle-)

 

Hiç sevmedim bayramları çocukken!..

Bayram, bize gelmezdi zaten. Kısıtlanır, azarlanır, mutsuzlaşırdık zira…

Bayram, yazlıktaki zengin çocuklarına yakışırdı… Pırıl pırıl kırmızı rugan pabuçları, fırfırlı elbiseleri, bir ellerinde baba, ötekinde anne eliyle, onlara yakışırdı bayram!..Bayram gelmiş neyime?!..

 

Ergen oldum değişti mi? Hayır…

Çünkü yine o, yine aynı zihniyet yine aynı kasvet!..

Ha, bu kez cafemiz vardı ve bayramları kardeşime bana ve anneme teslim edilen ve sözde o günün hasılatı bize “bayram armağanı” olarak kalacak olan zaman diliminde, yine zehir zıkkım olurdu bayram!..

Gün sonunda hasılattan “bu şekere, bu çaya, bu tüpe” deyip kestiği yevmiyeden geriye, bir çiklet parası dahi kalmazdı biz üç garip nefere!.. Bayram gelmiş neyimize?!..

 

Hiç sevmedim bayramları ben!.. O da beni sanırım. Zira armağan olarak hep “hüzün” oldu ellerinde!..

 

Çocukluk, ergenlik derken, “bayramfobia” hallerim evlilikte de şekil ve kimlik değiştirip, kâbus olmaya devam etti. Bu kez de dünya kültürüyle yetişmiş,

General eşim, “kıskançlık” kılıfıyla bayramları zehir etti!.. Kucağımda minik bebeğimle, şıkır şıkır giyinip, ailelerine bayram ziyaretine gidenlerin ardından bakmakla geçti bayram günlerim…Bayram gelmiş neyime?!..

 

Şimdi;

Özgürüm, huzurluyum, mutluyum ama…

Başından beri damağımda nahoş bir tat bırakan bayramı halen midem almıyor.

Ve bugün de halen (ne yazık ki);

Bayram gelmiş neyime?!..

 

(MEHTABİYAT NOTU : Şeker tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle; barış, huzur ve bereket dolu nice bayramlara…)

18.08.2012

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bu Besinler Unutkanlığa İyi Geliyor
Bu Besinler Unutkanlığa İyi Geliyor
Depresyon tedavisinde egzersiz şart!
Depresyon tedavisinde egzersiz şart!