Advert
Çılgın Arayışlar İçinde Olan Müslüman Gençlik
Mehmet Kızılkaya

Çılgın Arayışlar İçinde Olan Müslüman Gençlik

Bu içerik 639 kez okundu.
Reklam

Çılgın Arayışlar İçinde Olan Müslüman Gençlik

 

İslam dinine iki farklı bakış açısıyla bakıyor olabilirsiniz.

 

Bunlardan biri; “Bu dinin benden yapmamı istediği en gerekli şeyler neler? Bunları yaptıktan sonra yine canım ne isterse onu yapabilirim.”

 

Diğer bir deyişle;

 

“Bana yapmamam gereken, beni doğrudan Cehenneme götürecek çok çok kötü olan şeyleri söyle, bunları yapmam. Ama geri kalan hayatımı canım istediği şekilde yaşarım, özgür olmak istiyorum, din beni sıkmasın.”

 

Bu, bir çok genç insanın herhangi bir karşı bakış açısıdır.

 

Bir çok genç insan, dinlere şöyle bakıyor; “Din bana sadece yasakları koyuyor, hayatımı (istediğim) gibi yaşamama izin vermiyor. Muhafazakar Hristiyanlık olsun, Yahudilik olsun ya da İslam’ın muhafazkar yönü olsun... Hangisi olursa olsun beni kısıtlıyor.”

 

Özellikle gençlik ve lise yılları, hayatın “altın yılları” olarak gösteriliyor. Sanki bu yıllarda hayatın tadını çıkarmalıymışsınız gibi. Bugün yüzlerce gençlik ve lise filmlerini yapıyorlar, değil mi?

 

Gençlikte ve lisede, gidip yapabildiğiniz herşeyi yapmanız gerektiği çünkü sonradan gerçek hayatın başlayıcı hakkında vs.

 

Diğer bir tarafta, İslam’a farklı bir bakış açısı var.

 

İslam’a olan bu diğer bakış açısı ise; “İslam bize verilmiş bir hediye, bizi kısıtlayan zincirler değil. Bu bize verilmiş bir hediye ve bu hediye büyük bir amaç taşıyor. Bu dünyaya eğlence için gönderilmedim, bu dünyaya müthiş bir amaca yönelik gönderildim. Dünyada Allah’ın bu hediyeyi vermediği bir çok insan var, Allah bana İslam’ı hediye etmiş. Ve İslam için bir şeyler yapabileceğim en iyi yıllarım ne zaman? Gençlik zamanım, İslam için bir şeyler yapabileceğim en iyi zamanım. Birbirine çok zıt bakış açısı var.

 

Sizleri birincisini soruyorum ki;

 

“Benim yapmam gereken minimum şeyler neler? Bunları yapıp kaçayım.”

 

Diğerini de soruyorum ki;

 

“Daha fazla ne yapabilirim? Daha fazlasını yapmak istiyorum. Diğer insanlarında bu dinin ne kadar mükemmel olduğunu görmesi için yardım etmek istiyorum.”

 

Mesela spor terimleriyle konuşulması gerekirse, bunun farkına vardım ki; Savunma ve hücum ne biliyorsunuz değil mi?

 

Eğer takımınız savunmadaysa durum nedir? Futbol, basketbol yada ne olursa olsun. Eğer savunmadaysanız durum ne gibidir?

 

(Maçta) Siz üstün değilsiniz, diğer takım üstün. Eğer çoğunlukla savunmadaysanız bu maçı kaybettiğinizin belli bir göstergesidir.

 

Sürekli savunma alanındaysanız sizler kaybetmeyi göze almışsınızdır.

 

İşte (Dinden) uzak durarak, bu düşünce tarzına sahip olmak; “İslam’ın bizden istediği sadece bazı şeyleri yapıp diğerlerini bırakayım” sizin kaybetmek istemeniz demektir.

 

En sonunda, yapılmaması gerekenler listesini geriye hiçbir şey kalmayana kadar kısaltacaksınız. Diğer bir taraftan kazanma fikri, gerçekten atağa geçmektir “Daha fazla ne yapabilirim?”

 

Sizlere bir örnek vermek istiyorum.

 

Gençlerden biri liseye gidiyordu. Bu genç liseye gitmeden önce hafız olmak için çalışıyordu. Kutsal Kitap Kur’an-ı Kerimi ezberliyordu. Tabi Kur’an-ı ezberlerken Mescit de diğer çocuklarla beraber olursunuz, çoğu zaman hafızlarla beraber olursunuz. Sonra eve gidip Kur’an-ı Kerimi tekrar edersiniz, tüm zamanınızı bu temiz çevrenin içerisinde geçirirsiniz. Bu bittikten sonra anne babasına “Ben devlet lisesine gitmek istiyorum” diyor.

 

Anne babası da diyor ki;

 

“Sen devlet lisesine mi gitmek istiyorsun? Sen bir hafızsın, o kötü ortamlara gidemezsin. Sende onlar gibi perişan olacaksın, onlar gibi kötü yollara girip mahvolacaksın.”

 

(Genç) Ne diyor biliyor musunuz?

 

“Allah kitabını öğrendim. Allah’ın kitabı (Kur’an-ı Kerimi) duymaya en çok ihtiyacı olanlar lisedeki gençlerdir. Bunun (Kur’an-ı Kerimin) ne olduğunu bilmeleri gerekir. Ben kendimi sorumlu hissediyorum, sahip olduğumu niye saklayayım ki? Paylaşmadığım için kötü hissediyorum, o insanlara üzülüyorum.” 

 

Ve sonunda o genç devlet lisesine gidiyor. O genç liseden mezun olana kadar 16 çocuk da Müslüman oluyor.

 

Bu bahsettiğimiz şey savunma yapmak değil, kesinlikle ve kesinlikle atağa geçmektir. Savunmada kalmayarak daha da ileriye gitmektir.

 

Kendinizi üstün bir şeye sahip olarak görüyorsunuz.

 

Herkes için demiyorum lakin göründüğü kadarıyla sizler (gençlerin) çoğu, İslam ile gurur duymuyorsunuz.

 

Gurur duymuyorsunuz!

 

“Diğer insanlar için üzülüyorum (demiyorsunuz.)”

 

Böyle olmak yerine bizim kızlarımızın durumu; yoldan geçen ve belirli bir şekilde (örtünmeyerek) giyinmiş diğer kızları gördüğünde; “Bende öyle giyinebilmeyi isterdim. Bunun haram olması çok kötü.”

 

Diğer erkeklerin her türlü şeyi yaptığını görüp diyoruz ki; “Anne babam böyle yapmama izin vermez. Herhalde haramdır.”

 

Ama aslında olması gereken; “Ben o kızlara üzülüyorum, nasıl giyindiğine bir bak, kendisini nasıl sergiliyor bir bak, böyle ilgi çekmeye çalışıyor.” Allah, bana gereken bütün değeri İslam ile zaten vermiş.”

 

İnsanlar neden böyle cahilce şeyler yapıyorlar, ne arayışı içindeler biliyor musunuz?

 

İlgi çekmek ve saygı duyulmak.

 

Eğer İslam’a sahipseniz başka bir arayışınız olmaz, zaten ona sahipsinizdir.

 

Aslında, diğer insanların çılgınca başka arayışlar içinde olduğunu gördüğünde, onlara bakıp; “Sizin için üzülüyorum, size daha iyi bir yol göstermeme izin verin” demelisiniz.

“Mehmet KIZILKAYA”

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Yılda 12,4 Kilogram Kırmızı Et Tüketiyoruz
Yılda 12,4 Kilogram Kırmızı Et Tüketiyoruz