Advert
12 Eylül Darbesi...
Emin Karakulak

12 Eylül Darbesi...

Bu içerik 539 kez okundu.
Reklam

12 Eylül Darbesi...

 

Türkiye'de gelişen toplumsal muhalefeti bastırmak için karanlık eller sağ sol çatışmaları başlattı her gün sokak anarşisinde onlarca insan katlediliyordu, biri sağdan biri soldan kahvehaneler taranıyordu. Alevi suni kavgasını çıkardılar, profesörler, öğretim üyeleri, siyasetçiler, sendikacılar öldürüldü. Fabrikalarda grevler, üniversite işgalleri, Maraş ve Malatya da Alevi-suni kavgaları yüzlerce insan öldürüldü, darbeye zemin hazırlandı.

 

38 yıl önce 11 Eylül’ü 12 Eylül’e bağlayan gece saat 03.00’te Türkiyenin kaderini değiştiren ve Türkiye’yi 50 yıl geri götüren devlet ve halkın arasına mesafe ile nifak koyan yeni bir askeri idare geldi o gece.

 

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 38 yıl geçmesine rağmen o günler halen unutulmadı.

O dönemin mağdurlar hâlâ yaşadıklarını unutmuş değil. Dönemin mağdurları, yaşadıkları acımasız süreci, çektikleri işkence ve zulümleri hafızalarında beleklerinde kayıt edilmiş bir kere unutulması da mümkün değil.

 

12 Eylül 1980 tarihi, üzerinden 38 yıl geçmesine rağmen müesses nizam"ın alnında kara bir leke olarak duruyor.

 

Bir milyon 600 bin kişinin fişlendiği, 230 bin kişinin yargılandığı 150.000 kişinin yurt dışına kaçıp siyasi iltica da bulunduğu ve 517 kişiye idam cezasının verildiği o dönemde en çok halk mağdur oldu.

 

Mağdurlar, yaşadıklarını unutmuş değil.

38 yıl önce 12 Eylül 1980'de Türkiye Genelkurmayı askeri darbeyi gerçekleştirdi, parlamentoyu kapattı, demokrasiyi askıya aldı. Ülkenin her yerinde sıkıyönetim ilan edildi. Önüne gelen her insanı potansiyel suçlu görerek tutuklamaya, sorgulamaya, işkenceye hatta idamlara kadar götürdü. Toplumu sindirmek için tüyü bitmemiş 14-15 yaşındaki Mustafa Pehlivan ve Erdal Eren adlı çocuğu idam ettirdiler. Biri sağdan, biri soldan sağdakiler de bu mağduriyeti yaşadı. Sorguya alınan herkes eşit bir şekilde, sağ sol farkı gözetmeden, sağdan da soldan da idam edilenler oldu. Kürtlerden idam olanlar olmadı. Kürtleri cezaevlerinde kalaslarla, işkencelerle katlettiler, öldürdüler.

 

O zaman ben de Erdal Eren gibi 14-15 yaşlarındaydım. Ben de gözaltına alındım. Sorguya alındım, iki sorgu geçirdim. Biri Mardin Tugayı'nda, biri Şanlıurfa Tugayı'nda. Sonra Seyrantepe'deki (Diyarbakır) Kurtoğlu Kışlası'nda işkencelere maruz tutuldum. İşkencenin her türlüsünü bize tattırdılar. Falakadan tutun elin ve ayağın başparmaklarına elektrik vererek, Filistin askısı, ayakları bağlayarak baştan aşağı asma, kaba dayak, makata jop, bu işkencelerin hepsi başımdan geçti."

 

28 Şubat mağduru Müslümanlar cezaevlerinde çürüyor

Cezaevinden çıktıktan sonra da fişlediklerini fişlendikten sonra bütün kapıların kendilerine kapandığını. Akrabalarım ve mahalleli beni hor gördü. 3-4 defa resmi işe girdim, fişlemeden dolayı işten atıldım. Ben gördüğüm o mağduriyetleri hayatım boyunca unutmam, hafızam da hala taze, ne de affederim. 38 yıldır geçmişten ders alınmıyor. 12 Eylül'den sonra 28 Şubat süreci yaşandı, 90'lı yıllar süreci yaşandı, 15 Temmuz darbe teşebbüsü yaşandı. 90'lı yıllar sürecinde İslami kimlikli şahsiyetler cezaevinde ve hâlâ dosyaları sonuçlanmadı. Bu dosyaların tekrar raftan indirilip sonuçlanmalarını bekliyoruz.

 

Mehmet Emin KARAKULAK

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti Belediye başkan aday adayları belli oldu
Ak Parti Belediye başkan aday adayları belli oldu
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor