Advert
Bu Yazıyı On Defa Okuyup Göndermezsen
Abdulvahap Çiftçi

Bu Yazıyı On Defa Okuyup Göndermezsen

Bu içerik 549 kez okundu.
Reklam

BU YAZIYI ON DEFA OKUYUP GÖNDERMEZSE

 

Evet, yazımızın başlığında da ifade ettiğimiz üzere bu yazıyı en az on defa okumanız gerekmektedir. Yetmiyor, aynı zamanda on kişiye de göndermeniz gerekiyor. Gönderdiğiniz on kişi de en az on defa okuyup her biri en az on kişiye göndermeli. “Niçin göndermek zorundayız?” diye soracak olursanız; öylesine işte! Taş atıp da kolunuz mu yorulacak sanki! Bundan seneler öncesindeki gibi kâğıda elle yazıp da göndermek zorunda kalsaydınız, ne yapardınız? Teknoloji gelişmiş; facebook, tiwetter, instagram, whatsApp ve daha pek çok sosyal medya platformlarından kısa bir sürede binlerce kişiye gönderebilirsiniz.

 

Peki; “mecbur muyuz buna?” diyecek olursanız; “hayır mecbur değilsiniz!” cevabını vereceğiz size. Sıradan bir insanın yazmış olduğu yazı ne sizi bağlar ne de başkalarını. Velev ki yazılmış olanlar hakikati ifade etmiş olsun. Ancak bu yazıyı okuma nezaketinde bulunursanız, belki sizin de bazen kızdığınız bazen korktuğunuz bir meselenin bir nebze de olsa iç yüzünün nasıl olduğuna dair bir fikir oluşmuş olur kafanızda.

 

Sene 1996, o zamanlar altıncı sınıf öğrencisiyim. Bir ara bir arkadaşımın elinde katlanmış bir kâğıt parçası gördüm. Merak edip sordum; “ne var içinde?” Dedi ki: “Eğer söylersem 13 defa yazıp 13 kişiye dağıtman lazım!” Bunları duyunca vazgeçtim. Çocuktuk işte bilmiyorduk, korkuyorduk! O yaşlarda sır saklamak çocuklar için zor bir meseledir. Sağdan soldan okuyan-duyanlardan öğrendiğim kadarıyla kâğıtta; sıradan -çoğu zaman hurafe- bir tavsiyeden sonra tehditler sıralanmış: Bir kişi yazmamış, trafik kazası geçirmiş. Başka bir kişi dağıtmamış, çocuğu ölmüş vs. O zamanlarda fotokopi de pek yaygın değildi bizim buralarda. İşin ucunda tehditler olunca elle yazıp dağıtanların sayısı da az değildi.

 

Aradan yıllar geçti. 2012 yılında bir kırtasiyede elindeki sayfadan 25 adet fotokopi çekmek isteyen bir gence rastladım. Merak edip baktım; şimdilerde özellikle whatsApp’ta çokça paylaşılan Medine-i Münevvere’de Türbe-i Şerif Hatibi Şeyh Ahmet (1) denen zatın doğru yanlış ve hurafelerle iç içe olan sözlerinden sonra klasik tehditler: “Kim vasiyetnameyi işitip’te yazmazsa, bir köye veya bir başka yere göndermezse, yüzü kara ola…” Ne kadar dil döktüysem genci vazgeçiremedim 25 adet fotokopi çekmekten. Aslında bu durum bir anket çalışması olarak kabul edilirse toplum olarak Müslüman kimliğimizin kalitesini -daha doğrusu kalitesizliğini- ortaya sermesi bakımından önemli bir durum değerlendirmesidir. Kendisine bu tür mesajlar gönderilenlerden azımsanmayacak sayıda pek çok insan, bu mesajların içeriğine bütün kalbiyle itibar etmese de ne olur ne olmaz deyip bu mesajların yayılmasına araç olabilmektedir.

 

Çünkü korkmaktadır, içinde şüpheler vardır. Çünkü gerçekte kimden nasıl ve niçin korkması gerektiğinin bilgisine-şuuruna sahip değildir. Bir insan Yüce Allah’tan layıkıyla korkmadı mı, o zaman Allah’tan başka her şeyden korkmaya başlar. Kendisini Müslüman olarak vasıflandıran bir kimse bu tür saçma sapan mesajları-yazıları okuyup paylaşacağına iman ettiğini iddia ettiği Kur’an-ı Kerim’i okuyarak-anlayarak işe başlamalıdır. Ne gariptir ki ilk ayeti-ilk emri “iqra (oku)” olan bir dinin mensupları bu yüce kitaptan başka her şeyi okuyabilmektedir. Kelime manası “çok yüce çok kerim bir okumak” demek olan Kur’an-ı Kerim’i okudukça görecektir ki geçmiş ümmetlerin haberleri, cennet-cehennemin mahiyeti, kâinatın intizamı, bireysel ve toplumsal değişimin yasaları, helal-haram ve daha nice kıymetli bilgiler, malumatlar kendisini öğrenmek isteyen Müslümanı hakikate götüren bir meşale vazifesi görecektir.

 

Ancak gerçekler acıdır. “Cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle kuşatılmış. Cehennem de nefsin arzularıyla kuşatılmıştır. (2) Neyse konumuza dönelim. Bu mesajları piyasaya sürenler daha çok ve daha çabuk yayılması için beddualar, tehditler, eklemeyi de unutmamaktadır. Yaşadığımız toplumda da fedakâr balıklar (sazanlar) çok olunca hemen atlıyorlar ve kısa bir süre içerisinde binlerce kişiye gönderilmektedir. Eğer göndermezsen Allah sevdiğini elinden alsın ve seni bir fatiha’ya muhtaç bıraksın vs. beddualardan sonra gönderen kişinin kendisi de altına bir not ekleyerek: “Üzgünüm bana da geldi ” diyerek sanki eli mahkûm, göndermezse helak olacak! Bu tür mesajları gönderenler dost mu düşman mı, insan bir an için durup düşünüyor.

 

Bütün bunlar bir yana hiç düşündük mü? Rabbimiz bize hiç mesaj gönderdi mi? Gönderdiyse eğer -ki göndermiştir- bu mesajı layıkıyla okuyup anlayarak yaşadık mı, başkalarına da gönderdik mi? Kur’an-ı Kerim gibi yüce bir mesaj, yüceler yücesi Allahu Teâla tarafından bize gönderilmişken kimin yazdığı belli olmayan saçma sapan mesajlara-yazılara niçin ve nasıl itibar ederiz? Beddualar-hurafeler-tehditlerle dolu olan bu mesajlardan korkanlar neden acaba Kur’an-ı Kerim’in müjdelerine kulak vermez, uyarılarından korkmaz?

 

İşte bu, bir iman meselesidir. Namaz kılmayı emreden ayetleri mesaj olarak insanlara gönderseniz acaba namaz kılmayanlardan kaç kişi namaza başlayacak? Edep, hayâ ve iffet konulu ayetleri-hadisleri insanlara gönderseniz, kaçı bunların gereğini yerine getirecek? “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten iman etmişseniz mevcut faiz alacaklarınızı terk edin. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlüyle savaşa girdiğinizi bilin…” (Bakara; 278-279) ayetlerini faiz alıp veren, kredi çeken insanlara gönderseniz kaç kişi terk edecek bu büyük günahı?

 

Açık konuşalım! Bizleri yaratan bize hayat veren ve bizi kıyamet günü hesaba çekecek olan Rabbimizin kelamına olan ilgimiz-korkumuz bir whatsApp, Messenger, sms mesajı kadar bize tesir edebiliyor mu? Bilerek veya bilmeyerek bu tür mesajları gönderenlere soruyoruz; Allah’tan mı çok korkuyorsunuz; yoksa saçma sapan mesajlardan mı? Eğer; Allah’tan daha çok korkuyoruz, cevabını veriyorsanız o zaman ispat edin!

Bir yanda Kur’an-ı Kerim gibi bir mesaj varken sizler hangi mesajları okuyor ve okutuyorsunuz?!

 

Facebook: suskunsahra

Twitter: suskunsahra

İnstagram: suskunsahra

(1) Bu yazıyı az bir değişiklikle 30- 40 yıl önce okuyanlar var.

(2) Buhari 6412, Müslim 2822/1, Tirmizi 2684

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye En Çok Eğitimi Önemsiyor
Türkiye En Çok Eğitimi Önemsiyor
Gıda Sürdürülebilirliğinde 58’inci Sıradayız
Gıda Sürdürülebilirliğinde 58’inci Sıradayız