Advert
Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı ‘Dost Bakteriler
Dr.Haydar Boynikara

Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı ‘Dost Bakteriler

Bu içerik 264 kez okundu.
Reklam

‘MİKROPLARLA’ BİRÇOK HASTALIĞI TEDAVİ ETMEK MÜMKÜNDÜR! 

HUZURSUZ BARSAK HASTALIĞI OLANLAR İÇİN ÖZELLİKLE UMUT OLABİLİR!

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN YARARLI ‘DOST BAKTERİLER’

BARSAK FLORASI NEDİR?

FLORA, bir bölge veya belirli yöredeki bitki, mantar ve bakteri türlerinin tümüne verilen isimdir. Flora, Roma mitolojisinde ilkbahar tanrıçasına verilen isimdir.
Barsak Florası, ağızdan anüse kadar olan sindirim sistemimizde bulunan mikroorganizmaların tümünü ifade eder.

SİNDİRİM KANALIMIZDA BARSAK FLORAMIZ OLUŞMAMIŞ OLSAYDI YAŞAM MÜMKÜN OLMAZDI!

Çünkü barsak florası immün (savunma) sistemimizin oluşması için gereklidir.

İntrauterin yaşamda bebeğin sindirim kanalında mikrop yoktur, doğumla birlikte flora oluşmaya başlar. 
Vücudumuzdaki hücrelerin 10 katı (yaklaşık 100 trilyon) mikrop hücresi normal floramızda bulunmaktadır.

Mikrofloranın içerdiği toplam gen sayısı  insan genomunun yaklaşık 50-100 katıdır.
Flora sindirim sistemi kanalımızın farklı kısımlarında farklılık gösterir, ayrıca yaş ve çevreyle değişiklik gösterebilir.

Ağız florasında daha yüksek pH değerleri, midenin asidik pH’ sı ince barsakta peristaltizm ve kolonda anaerob ortam farklı flora oluşmasını etkilemektedir. 
Flora bakterileri barsak kanalımızdaki yüzey hücreleri için gerekli esansiyel besinleri sağlarken, aynı zamanda sağlıklı bir bağışıklık sistemimizin oluşmasını da katkı da bulunurlar.

Ancak bu bakteriler çeşitli virülans faktörlerini kodlayan genetik materyali kazandıklarında, patojenlere dönüşüp enfeksiyon kaynağı olabilirler.

Sindirim kanalımızdaki flora farklı kısımlarında farklılık gösterir.

Ağzın farklı kısımlarındaki flora da farklılık gösterir. Diş yüzeyi, yanak mukozası, dil yüzeyi ve boğaz farklı floraya sahiptir. En iyi bilinen cins streptokoklardır. En fazla sayıda ve en karmaşık topluluk diş eti çatlaklarında bulunur.

Bakterilerin çoğu mideden geçerken öldüğü için asla barsakta bulunmazlar, bu nedenle ağız florası sindirim kanalının geri kalanı için küçük bir öneme sahiptir.

Mide florasının bakteri sayısı genelde düşüktür. Mide florasında bulunan birçok organizma ağız florasının mide asidine dayanıklı kısmını yansıtır. Lactobacillus, Candida, Streptococcus, Neisseria, Staphylococcus (koagülaz negatif), Peptostreptococcus en sık bulunan cinslerdir.

Helicobacter türleri midede kolonize olan esas bakteri topluluğudur. H. Pylori dışındaki türlerin patojen olduğuna dair az sayıda kanıt vardır. H.pylori’ nin mide florasının doğal bir parçası ve aynı zamanda patojen olduğu düşünülmektedir. H. Pylori, peptik ülserin nedenlerinden biridir. Ancak H. pylori ile kolonize olan birçok kişide ülser yoktur. Gastrit varlığı ile genelde ilişkisi olması nedeni ile bir patojen olduğu düşünülmektedir. H. pyloriye bağlı gastriti olan birçok hasta asemptomatiktir.

İnce barsağın üçte ikilik ilk kısmı safra ve pankreatik sıvı nedeniyle genelde sterildir. Çok az sayıda nadiren mikroorganizma barındırır. İnce barsağın son kısmında floranın sayı ve çeşidi artar. Bifidobakteriumlar, Enterobakteriler, Clostridiumlar ve Bakteriodes türleri gözükür.

Kalın barsak florası sağlıklı bir erişkinde kültür ortamında üretilebilen 190’ dan fazla cinse ait yaklaşık 300-400 farklı tür bulunmaktadır. Ancak bu floranın önemli bir kısmı da kültür ortamında üretilememektedir.

Kalın barsak florasının yaklaşık %98’ i zorunlu anaeroblar; bacteriodes, eubacterium, Bifidobacterium ve Peptostreptococcus cinsleri oluşturmaktadır. Çok az miktarda ise Enterik bakteriler, Streptococcus ve Lactobacillus türleri bulunur.

Çok patojen olan Clostridium tetani, Clostridium botulinum, Pneumococcus gibi bakteriler ve Cryptococcus neoformans gibi mantarlar normalde insan florasında bulunmazlar.

Potansiyel patojen olan Staphylococcus aureus ve Clostridium difficile gibi organizmalar ise, flora antibiyotik gibi nedenlerle değişmediği sürece çok az sayıda bulunurlar.

Doğumda barsaklar tamamen sterildir. Yenidoğan anne dışkısı bakterileri ile, doğum kanalı, çevre ve diğer kaynaklarda bulununan bakterilerle karşılaşınca kolonizasyon başlar. Yaşamın yaklaşık ikinci yılında intestinal flora erişkin bir kişinin florası halini alır.

 

Florayı Etkileyen Faktörler Nelerdir?

1) Azalmış asidite gastrik flora içeriğini değiştirebilir.
2) İnce barsakta staz olması bakterilerde aşırı çoğalmaya neden olabilir.
3) Kalın barsak florasını yapılan farklı çalışmalarda sadece antibiyotik uygulamasının önemli bir değişikliğe sebep olduğu gösterilmiştir.
4) Kişinin immün durumu, yaşı, diyet içeriği ve çevresel faktörler ile ilişkili olabilir.

 

Barsak Florasının Fonksiyonları Nelerdir? 
1) Metabolik Fonksiyonlar

- Sindirelemeyen diyetsel kalıntıların ve endişen mukusun fermentayonu 
- Kısa zincirli yağ asitleri aracılığıyla enerjinin korunması,
-Vitamin K yapımı,
-İyonların absorbsiyonu,
-Steroid, digoksin, metronidazol ve sulfasalazin gibi birçok ilaçların metabolize edilmesinde rol oynar.

2) Trofik Fonksiyonlar

- Epitelyal hücre çoğalması ve farklılaşmasının kontrolü,
- İmmün sistemin gelişiminin kontrolünü sağlar.

3) Koruyucu Fonksiyonlar

-Patojenlere karşı koruma-bariyer görevi görür, böylece patojenlerin doku invazyonunu önler.
- Dış kaynaklı mikropların kolonizasyonuna karşı önemli bir direnç hattı oluşturur. 
- Bu kolonizasyon normalde barsaklarda bulunabilen fırsatçı bakterilerin aşırı çoğalmasını kontrol altında tutar.
- Ancak antibiyotik kullanımı gibi nedenlerle bu ekolojik denge bozulacak olursa, toksijenik clostridium difficile gibi potansiyel patojen olan türler aşırı çoğalır ve psödomembranöz enterokolik gibi klinik tablolara neden olabilir.
- Oral antibiyotik kesilse bile floranın yaklaşık 30 gün sonra düzeldiği gözlemlenmiştir.
- Parenteral beslenme barsakta bir staz durumu oluşturacağından, gastrointestinal kanalda aşırı bakteriyel çoğalmaya sebep olur.
- Parenteral beslenme enfeksiyonlara yatkınlığı arttırabilir, dolayısıyla enteral beslenme her zaman ilk seçenek olmaktadır.
- Barsaktaki mukoza bariyerinin bozulması bir çok canlı bakterinin özellikle de gram-negatif aerobik cinslerin (E.coli v.b) sistemik dolaşıma geçerek tüm vücut boyunca yayılabilir ve sepsis, multi-organ yetmezliği ve ölüme neden olabilir.

 

Probiyotik Nedir?

- Kelime anlamı “yaşam için”dir.
- Ağız yoluyla yeterli miktarda alındığı zaman zaman kişinin sağlığı üzerine pozitif etki yapan, yararlı (non-patojen) canlı mikroorganizmalarıdır.
- Probiyotik; barsak florasında dengeyi geliştirerek kişinin sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalardır.

Probiyotik mikroorganizmalar;
Bazı gıdaların bileşiminde ve sağlıklı insanların intestinal sisteminde doğal olarak bulunur.
Aynı zamanda 
- Süt
- Fermente süt ürünleri(yoğurt,kefir, peynir...)
- Bebek mamaları 
- Malt ve tahılların fermente ekstraktları gibi gıda maddeleri aracılığı ile ya da 
- Kapsül veya tablet halinde vücuda alınabilir. 

Prebiyotik Nedir?

- Üst GİS’de sindirime uğramadan kalın barsağa ulaşabilen ve orada bazı bakteri veya bakteri gruplarının(dost bakteriler) çoğalmasını, aktivitesini uyaran besin maddelerine denir.
Frukto-oligosakkaritler(FOS)
İnulin 
Galakto-sakkaritler 
Laktuloz 
Laktilol 

Sinbiyotik(Synbiotic) nedir?
- Probiyotik ve prebiyotikleri birlikte bulunduran ürünlere ‘sinbiyotik’ denilmektedir.
Örneğin;
- Bifidobacterium+Frukto-oligosakkaritler 
- Lactobasiller+Lactilol 
- Bifidobacterium+Galakto-oligosakkaritler 

Probiyotiklerin gastrointestinal enfeksiyonlara karşı savunmamızda hangi etkiler vardır?

1) Antibakteriyel madde üreterek, mukus sentezini arttırarak, barsak permeabilitesini stabilize ederek, mukozal bariyeri güçlendirerek, intestinal motiliteyi arttırarak patojen mikroplara karşı savunma yapar. 
2) Minosit,makrofaj, polimorfanükleerin fagositik aktivitesini arttırır.
3) Spesifik hümoral immüniteyi güçlendirirler, IgA, IgM, IgG’yi yükseltirler.
4) Non-spesifik ve spesifik immün yanıtı güçlendirerek enfeksiyonlarla mücadeleye katkıda bulunurlar.

Probiyotikler hangi tip diyarelerde etkilidir?

- Viral orijinli diyareden korunma ve tedavisinde (ROTA Virüs)
- Antibiyotiğe bağlı diyarelerin önlenmesi ve tedavisinde 
- Clostridium difficile bağlı diyarede 
- Turist diyaresinde 

İltihabi barsak hastalıklarının tedavisinde probiyotiklerin yeri var mıdır?

- Hijyenik koşulları sağlayamamış fakir toplumlarda özellikle kırsalda yaşayanlarda İBH nadir görülmektedir.
- Klasik tedavilere yanıt vermeyen Pauchitis olgularında probiyotikler etkilidir.
- Remisyona girmiş ülseratif kolitis olgularında probiyotikler idamede kullanılan diğer ilaçlar kadar etkili bulunmuştur.

Allerjik hastalıklarda probiyotikler etkili midir?

Barsağın immünolojik bariyer fonksiyonlarını güçlendirerek, allerjide rolü olan pro-inflamatuvar sitokinlerin açığa çıkmasını azaltır.
Gebeler gebelikleri süresince ve emzirme periyodunda probiyotik alırsa, çocuklarında atopik egzama riski %50 azalmaktadır.

Diğer hangi hastalıklarda probiyotikler etkilidir?

- Laktoz malabsorbsiyonunda 
- HUZURSUZ BARSAK SENDROMU tedavisinde 
- Kalın barsak kanserinin önlenmesinde 
- Cerrahi sonrası enfeksiyonların önlenmesinde 
- H pylori tedavisinde (YE azaltır)
- NASH (alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı)
- Karaciğer sirozu(SBP ve kanama riskini azaltır.)

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
En Yüksek İş Memnuniyeti Lüksemburg’da
En Yüksek İş Memnuniyeti Lüksemburg’da
En Çok Biz Unutuyoruz
En Çok Biz Unutuyoruz