Advert
Advert
Hostel'leşelim
Cesur Timur

Hostel'leşelim

Bu içerik 368 kez okundu.
Advert

HOSTEL'LEŞELİM

Sırtında çantası, cebinde sınırlı parası ama dünyayı gezip tanımaya çalışanların tercih ettiği, bütçeye uygun ve iyi bir sosyalleşme mekânlarıdır hosteller.

Hostel demek belki de eskilerin kervansaray’ıdır.

Yeteri kadar parası olmayanın sığınağıdır.

Tek odada birden fazla kişi ama ortak noktaları var, geceyi uygun fiyata geçirmek ve gündüzün tadını çıkartmak.

Şehir şehir, ülke ülke gezen gezginler için ilk tercih yerleridir buralar.

Bünyesinde ortak mutfağı olan, her misafirin kendi alışverişini yaparak mutfakta ucuza yemeğini yapıp karnını bir güzel doyurabildiği konaklama türleridir. Standart bir büyüklükleri yok. Kimisi 10 oda kimisi 100 oda olabiliyor.

Pansiyon denildiği de oluyor buralara.

Ama bu yanlış bir tanım. Pansiyon ayrı, hostel ayrıdır.

Hosteller oda tiplerine göre tek, iki, üç, dört, altı, sekiz, on ve hatta otuzlara kadar çıkan sayıda yatak barındırır her bir odasında. Odadaki kişi sayısına oranla fiyatlar belirleniyor. Mesela tek kişilik oda ile otuz kişilik oda arasındaki fiyat farkı belirgindir. Uçurum var diyebiliriz.

Bir arkadaşım Taylandlı bir kıza aşık olmuştu. Bu arkadaşıyla sosyal medyadan tanışmış ancak tek başına gitmeye yeltenemiyordu. Benden kendisine eşlik etmemi istemişti. Böyle bir teklife hayır diyemeyeceğimi adınız gibi emin olabilirsiniz.

Hemen hostel araştırmasına girmiştim.

Arkadaşımı şaşırtmalarım tam da o an başlamıştı.

Geceliği 6 tl, 8 tl ve 10 ti den hostel bulmuştum. İnanmayabilirsiniz ama 30 gün kalsanız 180 tl ödeyeceğiniz hostelleri bulmuştuk. Buralarda ucuz marketlerden alışveriş yapsanız, yemeği de ucuza getirmiş olursunuz. İnsan daha ne ister değil mi?

Avrupa’da hostel kültürü gelişmiş durumda. Hemen her şehirde bulabilirsiniz bir hostel. Hostellerde yataklar genelde ranza şeklinde olsa da günümüzde hostelcilik de modernize olmaya başladı ve ranzalar duvara monte edilen küçük odacıklar halinde sunulur oldu.

Hatta içeride TV’si, kliması vs olanları bile keşfedilmeye başlandı. Tabii ki bunun mucitleri tahmin edeceğiniz üzere yine Uzakdoğu ülkeleri; Japonya, Çin ve Kore gibi ülkeler oldu. Tüm hosteller ranza şeklinde değildir elbette. Bunun da altını çizerek devam edelim.

Ülkemizde hostelcilik pek yok. Olanları da genelde İstanbul’da. Geriye kalan az sayıda hostel de tahmin edebileceğiniz üzere Ankara ve İzmir gibi metropol şehirlerimizde.

Koca hotelleri açıp açıp batıran deneyimsiz turizmciler hostellerden başlayarak en azında tecrübe edinebilir.

Bana göre tam da genç işi bu iş. Düşünsenize müşteri profiliniz Birleşmiş Milletler gibi oluyor. Her ülkeden, her ırktan, her renkten ve her dilden insan sizin lobinizde muhabbet ediyor, mutfağınızda herkes kendi yöresel mutfağını dile getiriyor. Müthiş bir atmosfer.

Her gelen yeni misafiriniz, size kendi ülkesinin kokusunu getirip; sizden bir parça alıp gidiyor. Kültür sirkülasyonuna katkı sağlayan hosteller, iyi araştırıldıktan sonra yatırım yapılabilir bana göre. Aile şirketleri şeklinde bile yönetilebilir.

Bunlara çok profesyonel ekip gerekmez. Bakın profesyonel ekip demiyorum, çok profesyonel ekip diyorum. Bu işi hepten acemilere de bırakarak ayakta durmayı beklemek elbette sonu hüsran olabilir. Hostelcilik aşırı sabır ister.

Herkes kendi bulunduğu şehrinde yapabiliyorsa tek başına, yapamıyorsa birkaç kişi bir araya gelerek böyle kültür yuvası açabilmeli bence. Bunun için, devletin hibe ve teşviklerine başvurulabilir. Ya da az sermayeler bir araya getirilip ortaklıklar kurulabilir.

Sonuç olarak madem yönümüz batıda, o zaman biz de hostelleşelim…

Cesur Timur.

26.04.2019

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Prof. Dr. Gülten Kaptan'ın şiir kitabı yayınlandı
Prof. Dr. Gülten Kaptan'ın şiir kitabı yayınlandı
Dünyanın En Çok Atık Bırakan Ülkesi Çin Oldu
Dünyanın En Çok Atık Bırakan Ülkesi Çin Oldu