Advert
Kürt Sorunu Ve Barzani’nin Amed Ziyareti
Emin Karakulak

Kürt Sorunu Ve Barzani’nin Amed Ziyareti

Bu içerik 154 kez okundu.
Reklam

KÜRT SORUNU VE BARZANİ'NİN AMED ZİYARETİ

"Türkiye Kürt sorununu tek başına çözemez. Çünkü Kürt meselesi sadece Türkiye'ye özgü bir mesele değil. Barzani'nin gelmesine birçok yerden karşı çıkılıyor, Kürtlerin kendi arasında da sorun var, yani Türkiye kendi ülkesinde Kürtlerin sorununu çözdüğü zaman Kürtlerin kendi aralarındaki sorunlarını çözmüş olmuyor.

Kürt sorunu çok çetrefilli bir sorun, Kürt sorununu kim kucağına alırsa elini yakar. Türkiye uzun zamandır elini yakıyor. AK Parti şimdi burada bir Barzani üzerinden makas değişikliği yapmak istiyor, çünkü Güneydoğu'da Kürt siyasetinin iki ana damarı vardır, bir tanesi KDP'nin temsil ettiği  gelenek o gelenek, içinde ciddi bir İslam geleneği barındıran oluşum. Yıllardır merkez sağ siyaset bunun üzerinde siyaset yapmıştır.

Demokrat Parti, Anap, şimdi de AK Parti. Öteki taban da bir dönem CHP'nin siyaset yaptığı, oradaki feodalite karşı bir Kürt tabanı. Bu tabanı BDP ve PKK eline aldı ve büyüttü.

Oradaki feodal yapıları tamamen yıktı, kadınları evlerinden çıkardı, eylemlerin önüne yerleştirdi, bunu yaparken de o zamanlar devlet tarafından kendisine yöneltilen şiddete karşılık şiddetle yaptı.

Şimdi oradaki tabanın büyük bir kısmı geçmişi KDP'li de olsa PKK'nın dizayn ettiği ve bugün BDP'de zemin oluşturan tabandır."

"Barzani ile AK Parti'nin bir araya gelmesi, Barzani'ye ait olan o tabanı PKK'nın altından çekmeye çalışmaktır, öyle bir siyasi hamledir. KDP ile BDP'nin arasındaki kavga taban kavgasıdır. Barzani saygın bir liderdir, 50 yıllık bir mücadeleden geliyor. Bir kazanım elde etmiş ve kazanımının bir sonucu var. Türkiye'de de hala çok etkilidir. PKK'nın ve BDP'nin mücadelesi sonrası Türkiye'deki sempatisini büyük ölçüde kaybetmiştir. Tekrar onu kazanmaya çalışmaktadır. O kazanırsa bu durum AK Parti'nin işini kolaylaştıracaktır, BDP'nin karşı çıkması bu yüzden.

Bu durum çözümü seçen eklendirmektir. Çözümün bir ucu Abdullah Öcalan'la görüşmekse, bir kısım Kürtleri temsil eden kişinin Abdullah Öcalan olmadığı düşünülüyorsa diğer Kürtleri de kimin temsil ettiğini söylemeniz lazım. Bunun için Barzani'yi oraya getirmek de bunun yanıtıdır.

Bir kısmını Öcalan bir kısmını da Barzani temsil ediyor. Bu bir bakıma çözüm sürecindeki muhatapları çeşitlendirmektir, çözüme katkısı olur mu derseniz, evet olur. Çünkü Türkiye sadece Türkiye'deki Kürtlerle değil, Kuzey Irak ve Suriye'deki Kürtlerle de ilişkisini sürdürmek zorundadır.

Nusaybin'e duvar örerek, Kürtleri ayırarak bu mesele çözülmez. Bunlar Türkiye'nin eski alışkanlıkları, eski devlet refleksi, güvenlikçi kaygılar, şimdiye kadar bununla bir yere varılamadığı görüldü, döndünüz dolaştınız Abdullah Öcalan'la masaya oturdunuz.

Şimdi Suriye'de tekrardan bunları yaşamanın bir anlamı yok."

"Çözüm süreci kolay bir iş değil, bir de bunu yapan iktidar kendisini muhafazakar olarak tanımlıyor. Muhafazakâr sağ siyasetler demokrasi, özgürlük talebi olan hareketlerle bir noktaya varamazlar.

Masaya oturdukları zaman nereye kadar ne konuşacakları konusunda benim şüphelerim var. Bu, daha çok Türkiye'deki solun işidir, aslında CHP'nin işidir. CHP'nin burada çözüm için AK Parti'yi zorlaması lazımken tam tersi, direnen bir CHP görüyoruz. AK Parti muhafazakâr kimliği ile bu sorunu çözmeye çalışıyor ama çözerken de sağ siyasetin klasik manevraları olan bölmek, ikili, üçlü farklı yapılar oluşturmak gibi planlar da uyguluyor, bu da tabii görüştüğü kesimde bir güven bunalımı yaratır, bugüne kadar yapılan müzakereleri boşa da çıkarabilir."

22.11.2013

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kadınlar Erkeklerden Uzun Yaşıyor
Kadınlar Erkeklerden Uzun Yaşıyor
En Yüksek İş Memnuniyeti Lüksemburg’da
En Yüksek İş Memnuniyeti Lüksemburg’da