Advert
Harikalar diyarından uzak çocuklara dair!
M.Mahsum Oral

Harikalar diyarından uzak çocuklara dair!

Bu içerik 131 kez okundu.
Advert

Harikalar diyarından uzak çocuklara dair!


Gelen telefonlardan öylesine bunalmışlardı ki, bir ara telefonun fişini çekmeyi düşündüler. Adam, karısına ‘’ağzında bakla ıslanmıyor’’ diye söylenip, sitemler ediyordu. Eşiyse, adamın haklılığına katılmak zorunda kaldığı için, çaresizce çalan telefonlara koşuyordu.

Evdeki telaş, biraz huzursuzluk, birazda anlaşılmayan bir neşe yaratmıştı.

Kadının telefondaki tanıdıklara söyledikleri, ‘’haklısınız, tabi ki, bizde öyle düşünmüştük, tembihliyoruz, onu mutlaka soracak, not alıyoruz’’ gibi sabit ve ezberlenmiş kelimelerdi.

Kadının derin bir nefes almasına izin vermek istemiyormuşçasına, tekrar çalmaya başladı telefonları.

Telefonu kapatır kapatmaz, eşinin’’ arayan kimdi’’ sorusunu beklemeden:

— Memleketten yengendi. Ergenekon’un bir numarasının kim olduğunu sormamızı istiyorlar!

Adam, bir ya sabır çektikten sonra, elindeki uzaktan kumandayla televizyon kanalı değiştirmeye başladı.

Ansızın eşine doğru dönüp:

—Sen haberi herkese duyurduktan sonra, bizi kaç kişi aradı?

Kadın otomatiğe bağlanmış makineli tüfek gibi, hepsini bir çırpıda saymaya başladı.

‘’Emekli maaşını almak uğruna, artık bankalarda saatlerce sırada beklemek istemeyenler, İşsiz kalmış çocukları için devlet kapısından medet umanlar, sağlık güvencesi olmadığı için bir doktora görünemeyenler…

Üniversiteyi bitirmelerine rağmen ataması olmayanlar, hapisteki oğulları için genel af isteyenler, trafik sorununa ivedi bir çare dileyenler, faili meçhule gitmiş kızlarının katili henüz bulunmadığı için isyan edenler, sokaktaki gasp ve kapkaç teröründen dolayı artık dışarıya rahat çıkamadıklarını anlatanlar…

Meyve ve sebze fiyatlarına ateş püskürenler, asgari maaşın altında çalışmanın rezaletini çekenler ve mahsullerinde zarara uğrayan çiftçiler” gün boyu arayıp durmuşlardı adamın evini.


Arayanların bazıları adamın, bazılarıysa kadının akraba ve dostlarıydılar.


Adam televizyonun kumandasını kanepeye bırakıp, pencerenin önüne geçtikten sonra, pazarcıların caddeye kurdukları tezgâhlarını tek tek seyretmeye koyuldu…

Herkesin kanayan bir yarasının olduğunu, bazılarının da sarılmayan bir yarayla yaşamaya devam etmek zorunda kaldıklarını düşündü.


Yaşayanların ve yaşayamadan ölenlerin, hayata ödedikleri ağır bedelleri ne kadar korkunçtu!

Kendisini bir çarmıhta mıhlanmış gibi sandı. Bu kadar çok kanayan varken ve herkes habersizken bir başkasının kanadığına ve haberli olmakta yetmiyorken kanayan yaranın sarılmasına, yapılacak hiçbir şey yoktu… Adam, ansızın bunca acı karşısında duyarsızlaştı… Her zehir kendi içinde bir panzehir miydi yoksa?

Oğlunun odasına doğru yürüdü. Çocuk, babasının geldiğini görünce kendisine has üslubuyla:

—Baba, Alice’yi bitirdim. Ama harikalar diyarının yerini öğrenemedim. Neden ülke haritamızda öyle bir yer yok. Sen biliyor musun nerede olduğunu?

Adam, “yahu zaten Alis anlatıp durmuş nasıl bir yer olduğunu, boşuna gidip görmenin ve fazladan masraf yapmanın ne gereği var demeyi düşündü, fakat Alis harikalar diyarının nerede olduğunu kendisinin de bilmediğini, ayrıca yaşadığı ülkede harika diye tanımlanacak bir şeylerin olup olmadığı da kafasını karıştırdı!”

Eşinin olduğu odaya doğru giderken, karısı halen telefonda birilerine, “anlıyorum evet çok haklısınız” gibi bir şeyler geveliyordu.

Telefon tekrar kapanmıştı. Adam, kadının bir açıklama yapmasını beklemeden:

-Bu çocuğun, okuduğu okul tarafından, 23 nisanda Başbakanlık koltuğuna oturmaya seçilmiş olması, aslında bir bakıma hiçte kötü değilmiş.

Kadın:

—Ben bu haberi herkese verdikten sonra, telefonu kapan derdini anlatmaya başladı. Bilseydim söyler miydim hiç? Bu çocuk, bunların hepsini nasıl aklında tutabilecek ki?

Adam:

—Bırakalım da çocuğumuz, Başbakan koltuğuna oturunca merak ettiği soruyu sorsun…

—Neyi soracakmış? Dedi kadın.

—Alis harikalar diyarının nerede olduğunu!


mahsumoral@mynet.com


*23 Nisan münasebetiyle “olası bir 23 Nisan” yazısı…

20.04.2009

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!