Advert
Olumlu çalışmalar ve dilimizdeki istenmeyen tüyler.
M.Mahsum Oral

Olumlu çalışmalar ve dilimizdeki istenmeyen tüyler.

Bu içerik 123 kez okundu.
Advert
Olumlu çalışmalar ve dilimizdeki istenmeyen tüyler.

“Gerçek değer geldiğinde boşluk dolduran değil, gittiğinde boşluk yaratandır…”

(Ö.A)

Her sokak başında toprağın altında define arıyormuşçasına çalışan iş makinelerini görünce, son günlerde Kızıltepe Belediyesinin alt yapı ve parke taşı döşeme çalışmalarına hız verdiğini anlıyoruz. Haksız da sayılmaz, sonuçta definenin nerede olduğu anlaşılmış sanırım. Şimdilik bizler için define; bu memlekette yaşayan insanların dışarıya çıktıklarında evlerine üst başları temiz bir şekilde dönmeleri.

Normalde böyle bir yüzyılda bambaşka kaygılarımızın ve beklentilerimizin olması gerekirken, şimdilik bunlarla yetiniyor olmamızın altında elbette ki genel tablomuzun da etkisi büyüktür…

NASIL Kİ; Bir insanın doğumuyla birlikte doğanın kendisine verdiği “anadiliyle konuşma hakkı” yüzlerce yıldan sonra tamamen verilmeyip, takside bağlanmış durumda olmasına rağmen, herkeste bir sevinç ve coşku yaratıyorsa, elbette ki bugün geç kalınmışlığı bizleri rahatsız etmeyen bu çalışmalar da bize aynı coşkuyu verecektir.

Yirmi yıl aradan sonra açılan asit kuyularından çıkan kemiklerin yarattığı kekremsi mutluluk gibi, otuz yıl sonra aşkla-meşkle harmanlandırılmış bir halde Eylül dönemini konu olan bir dizinin cesaret timsali görülmesi gibi.

Belki de herkesin yüzyıllar önce tatmış olduğu ama bizim mahrum olduğumuz bu değerler, bizlere çok sonradan verildiği için bu kadar lezzetli duruyor!...

Bu da açlığın yarattığı kanaatkârlık.

Her şey geç…

“Ama hiç olmamasından daha iyi” mantığı devreye giriyor.

Kızıltepe’de çözümlenmesi gereken birçok problem var.

Herkesin bunların farkında olduğunu bildiğim için sıralamaya gerek görmüyorum.

Ama şu sıralar ajansımızda tetiklenmiş olan bir Umumi Tuvalet meselesinin es geçilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Fakat memleketin bünyesi her istediğini anında alma durumuna alışkın olmadığı için ve normalde bir iticilik barındıran tuvaletin ancak yıllar sonra memlekete bahşedilmesiyle o tuvaletin daha sonra bir saray muamelesi göreceği de ihtimal dâhilindedir…

Umarım Kızıltepe’de umumi bir tuvalet fikri dikkate alınmış bir durumdadır. Çünkü bir kent için, bir şehir için, bir Kızıltepe için gereklidir.

Sorun çok ve birikmiş…

Ve bunları çözebilmek için elinizde sihirli bir değnek yok.

Fakat çalışmalar umut verici.

Dikkat edilirse bir vatandaş olarak, öneri ve şikâyetlerini aktarabileceği bir “sayfaya” sahip yazan bir insan olarak, isteklerimizde olağanüstü bir durum yok.

Kısacası;

-Başka şehirlerde yağmur yağdığı zaman onlar “rahmet” derken, bizler çamura batacağımızı bildiğimizden ona “lanet” demeyelim.

- İnsanlar yağmura romantizm için gerekli olan “olumlu hava koşulları” derken, bizleri evlerimize hapseden “hava muhalefeti” olmasın.

-Çukurlu, tozlu, çamurlu, bozuk, kaldırımsız yollarda ömür tüketmeyelim.

-Şehrin “ana damarlarının” içinde, arkasına taktığı bir yığın çöple-pislikle-mikropla dolaşan şu Çemê Zerganê konusuna makul bir çözüm bulalım.

-Köyden gelen ve Merkezde yaşayan binlerce insan çarşıda şahsi işleriyle uğraşıyorken, zaruri bir ihtiyaç olan tuvalet ihtiyaçlarını karşılayacakları “düzenli-temiz-kapasitesi yüksek” bir umumi tuvalet bulamadıklarından, o esnada ilk karşılaştıkları ve hiç tanımadıkları evlerin kapısını çalıp “Tuvaletinizi kullanabilir miyiz” demesinler. Erkeklerin bu sorunu camide çözmeleri mümkün gibi görünse de kadınlar için aynı şey düşünülemez…

-Fırınlar, Pastaneler, Lokantalar, kasaphaneler periyodik şekilde denetlense ve söz konusu insan sağlığı olduğu için “Xal û Xwarzê, dayı- yeğen” toleransı olmasa…

-Herkes istediği yerde arabasının sığacağı bir yer bulduğu takdirde o arabayı oraya park edemezse, kural var, nizam var diyebilse… Dedirtilebilse…

Kısacası “en azından yaşamamız için” bunlar gerekiyor. Gönül isterdi ki yalnızca yaşıyor olmakla kalınmasaydı… En iyisine, en güzeline sahip olunsaydı…

Neylersin…

Suni kanallar ve göletler istemiyoruz…

Neden sandallar yüzdürmüyoruz diye bir derdimizde yok.

Biraz çetrefil gibi görünen Zergan Deresi sorunu dışında, diğer saydıklarımızın gerçekleşebilmesi için bir engel görülmüyor, üstelik mevcut imkânlarla sağlanabilir.

Kolay gelsin…

Serkeftin…

Başarılar…

Mahsumoral47@hotmail.com

23.02.2010
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!