Advert
Keçê Zerganê, hey por kûrê, ne xwedîye te tune ye…
M.Mahsum Oral

Keçê Zerganê, hey por kûrê, ne xwedîye te tune ye…

Bu içerik 189 kez okundu.
Advert

Keçê Zerganê, hey por kûrê, ne xwedîye te tune ye…


Sitedeki yazar arkadaşımız Metin Aydın’ın, sitedeki yazarlarda bir reaksiyon yaratacağını düşünerek yazmış olduğu “Bu halimizden utanıyorum” başlıklı yazısını okuduğumda, biz site yazarlarına “silkelenin” dediği serzenişini anlamaya çalıştım…

Kendi adıma şunu diyebilirim, internet ortamının ve kalemimin bana sunduğu şartlar doğrultusunda, Kızıltepe’de çarpık-yanlış-çürük olan birçok şeyi görebildiğim kadarıyla sayfama aktardım.

Her şeyi tam manasıyla aktardığım söylenemez.

Arkadaşımızın kendisine dert edindiği Zergan bataklığı hakkında yazılması gereken ne varsa yazıldığını düşünüyorum. Ki yazı arşivinde duruyor…

Kızıltepe’de olmayıp yazan arkadaşlarımız var, doğal olarak bazı sorunları bizler gibi yaşayamadıkları için köşelerine aktaramıyorlar, birkaç arkadaşımızsa “kelebek ekimizi” oluşturduğu için onlardan da yazamadıkları konular hakkında zorla yazı beklememiz mümkün değil. Evet, bu site dışında Kızıltepe’nin yazan-çizen-okuyan bir entelektüel damarı var.

Fakat o insanlar, yazları eve bir kilo tozla, kışları bir kilo çamurla döndükleri bir iklimde yaşıyor olmaktan herhangi bir rahatsızlık duymuyor olmalılar ki, bu konu hakkında kolektif bir tavır sergilediklerine tanık olunmamıştır şimdiye dek.

Kanıksamış olmalılar sanırım.

Yazan adama da burun kıvırmaları işin baharatı.

Neyse…

***

Yazarımız, Kızıltepe’deki bazı problemler hakkında sitedeki yazarların yeterli enerji sarf etmediklerini düşünmüş olmalı ki, atın şu ölü toprağı üzerinizden demekte…

Ne yapalım arkadaşım?

Bu memleketin idaresi belli kurumların elindedir.

Ve sen onların görmediği-görmek istemediği- ya da ötelediği veya bulaşmak istemedikleri bazı şeyleri basın yoluyla işaret edersin.

Bu artık onlara kalmış bir meseledir.

Ne yapalım Zergan için?…

Belediyeden ve kaymakamlıktan birkaç yöneticiyi rehin alıp, fidye olarak Zerganın temizlenmesini mi isteyelim?

Tekel işçilerini andıran bir eylemle çadır mı kuralım belediyenin kapısına?

Çıkıp slogan mı atalım?

Açlık grevine ne dersin?

Şikâyet etmişsin de, nasıl olmalıydı peki?

Bu millete her türlü işkence uygulandığından mıdır bilemem ama, o pislik kokusunu her Allahın dakikasında sinesine çeken “dereye sıfır santim” ahali rahatsız olmuyorken, bizimkisi biraz garip duruyor nedense…

Hadi ahali rahatsız olmuyor veya oraya yakın evini kaybetme korkusuyla sesini çıkarmıyor, belediyenin bu durumda rahatsız olması gerekir diye düşünüp, yazıp durduk.

Belediyenin gözünden kaçan bir ayrıntı değil ki Zergan!

İyi niyetle düşünmek gerekirse mutlaka onlarda bu işin çözümünü istiyor ve bu yönde projeler üstünde çalışıyorlar.

Koskoca Zergan deresinin temizlenmesi hem maddi açıdan hem de zaman açısından büyük bir projedir.

Ama, belediyenin Zergan çözümünden anladığı şey, eğer ki oraya bir iş makinesi koyup birkaç çöp poşeti toplayıp çıkmaksa, sonrada çarşıdaki bilbordlarda Belediye başkan vekilli bir dekorla “Zerganı temizledik” imajı çizmekse ortaya başka bir sonuç çıkar…

Kimse artık rahatsız olmuyor demektir!...

Virüs bulaşmış ve rahatsız olmama hastalığına yakalanmışız cümleten…

07.04.2010


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Eklem Ağrılarınızla Vedalaşın!
Eklem Ağrılarınızla Vedalaşın!
Türkiye’deki Ortalama Yaşam Süresi 78,1
Türkiye’deki Ortalama Yaşam Süresi 78,1