Advert
Belki de siz haklısınız…
M.Mahsum Oral

Belki de siz haklısınız…

Bu içerik 128 kez okundu.
Advert

Belki de siz haklısınız…


Bu ajansta çıkan haberler bazı okurlar için çekilmez bir durum gibi anlaşılıyor sanırım.

Arkasına taktığı binlerce çöple memleketin atar damarlarında sallana sallana dolaşan Zergan deresine "Sallana sallana nere gidersin dotmam" dediğimiz de başka derdiniz mi yok deniliyor.

On bir yıldır (tek elden yönetilen bir durumda olmasına rağmen) kaosu andıran trafiğimiz, bozuk yollarımız, tozumuz, çamurumuz, düzensizliğimiz, kontrol edilmeyen gıda sektörlerimiz yetsin artık dediğimiz de, bundan da rahatsızlık duyuluyor.

Bu memleketin ihtiyacını kısmen de olsa karşılayabilecek şekilde kadının ile erkeğin gidebileceği genel bir tuvaletimiz olsa fena mı olur dediğimiz de, "yahu kafanızı boktan meselelerle yoruyorsunuz" deniliyor.

Belki bizim bir yanlışımız var.

İyi de Kızıltepe'nin mevcut hali söz konusu olduğu her ortamda, sizin, gelinini komşu kadınla çekiştiren şu dırdırcı kaynana sendromlarınıza ne demeli?

Türkiye’de edebiyatçı kimliğiyle tanınan insanların çağrıldığı bazı paneller oluyor burada.

Ben de severek haberlerini yapıyorum...

Haberi okuyan okurun yazdığı yorum şu oluyor.

“Kızıltepe insanının ne siyasete ne Edebiyata ihtiyacı var. Sadece ve sadece hizmete ihtiyacı var. Suya, elektriğe, alt yapıya ve at pisliksiz bir çevreye ihtiyacı vardır. Yazıklar olsun aydın kesilmişsiniz bu halkın başına…”

İnsan bu noktada duruyor işte…

Memleketin çevre sorunlarına değindiğimiz zaman, bu mevzuları bu kadar çok büyütmenin ne gereği var, güllük gülistanlık geçiniyoruz deniliyor.

Peki diyoruz.

Edebiyat panellerini haber yapıyoruz.

Sizin başka işiniz gücünüz mü yok, Kızıltepe’nin o kadar problemi varken edebiyat bizim neyimize? Deniliyor…

İşin içinden çıkmak zor…

Bir diğer problem şu, eleştirisel bakmakla ötekileşmek alnının yazısı.

Bir yönetimi, bir memleketi, bir partiyi çok sevmek, onun yanlışına rıza göstermeye tekabül etmiyor ki…

Senin sevme tarzınla bir şeyi sevmiyorsam bu ondan nefret ettiğim anlamına da gelmiyor.

Senin problemin; Kürt, Alevi, Ermeni, Türban ve Demokrasi sorunu olan bir ülkede bunlar çok konuşulup, irdelenirse “ülke bölünebilir” tedbirini alan mantığa benziyor.

Konuşulmadığı zaman da ne olduğu ortada tabiî ki.

Zerganın, Trafiğin, Tuvaletin, sağlığın üzerinde bu kadar çok durmakla bir kurum yıpratılmaz.

Ona yardımcı olunur.

Zergan deresine çok yakın bir yerde oturmadığı için bunu nimetten sayan komşum “Allahtan biz etkilenmeyeceğiz bu yaz” demesi üzerine, Ekosistemde yani canlı ve cansız çevrenin tamamında meydana gelen olayların bizlere yansımasının aslında “mesafeyle” ilgili olmadığını düşündüm.

Nasıl ki günlük yaşantımızda adını hiç kullanmadığımız ve bize oldukça uzak bir Avrupa ülkesi olan İzlanda’nın ücra bir köşesinde bir yanardağın patlaması dünyadaki tüm insanların yaşantısını olumsuz etki altına alacak kadar güçlüyse, doğadaki herhangi bir tehlike bana uzak, ya da bana yakın diyebilme lüksümüz kalmıyor demektir.

***

Ve burada herkesin üzüntü duyduğu olaylar oldu…

Barış kelimesinin çok telaffuz edildiği bir ortamda dilerim Barış daha fazla nazlanmaz.

Onun bir an önce gelmesi için bu coğrafyada yaşayan herkesin hayatıyla, psikolojisiyle, zamanıyla, gençliğiyle ödedikleri var.

O gelmediğinde ise;

Patlayan silahlar, "doksanlarda buraları" girizgâhıyla başlayan cümleler kuran abilerini dinleyen çocukların, daha sonra kendilerinden küçük kardeşlerine "iki binlerde buraları" diye söze başlamalarını sağlayacak olan tarihin tekerrür cilvesi olur…



Mahsumoral47@hotmail.com

30.04.2010

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!