Advert
Hep aynı nakarat…
M.Mahsum Oral

Hep aynı nakarat…

Bu içerik 146 kez okundu.
Advert

Hep aynı nakarat…

Bir tekrar halini aldı bu memlekette yaşamak.

Her yaz belli başlı sorunlarımız yine gündemimize oturuyor, çözümsüzlük yumağıyla birlikte...

Bu yazım elektrik kesintilerinden dolayı geçen senede bir kaç kez yeniden yazılmak zorunda kalmıştı. Bugün de aynı sahne oynandı.

Elektrik kesintileri yetmezmiş gibi üstelik komşu ülkelerin tozunu toprağını konuk etmeye başladık ciğerlerimize... Başkalarına petrolleri bize kum fırtınası düşen bu komşuluk cilvesi hayatımızın yazgısı haline geldi. Çocuklar, yaşlılar ve astım hastaları daha bir heder olmaya başladı.

Ayrıca ilahi takdir olan şu sıcaklar yaramıza tuzu olabildiğince bastırmakla meşgul.

Kızıltepeli bir kaç sivil toplum örgütünün yine devlet erkanına seslendiğini duyuyoruz.

Bunu daha öncede izlemiştik oysa...

Ameliyathanesi işlev görmeyen hastaneler, sokaklarda oturma eylemi yapan sussuz mahalle sakinleri, toprağından istediği verimi alamadığı için perişan olan çiftçiler ve bu durumdan ruhen ve bedenen huzursuzlaşan bütün Kızıltepeli insanlar....

Nasıl bir suç işlemişsek artık, böyle bir tabloda yer alıyoruz her daim...

İşin bir de siyasi tarafı var bizler için.

Ne zaman televizyonun başına geçsen toplanmış bir kaç kişinin tartışmasına tanık oluyorsun.

"Kürtler ne istiyor, Kürtlere ne versek, yahu bunların da sorunları bitmek bilmiyor" düzeyinde akıp giden onca laf kalabalığı... Sözüm ona bu tartışmaları yapmak-yapabilmek, bu sorunları konuşmak bizleri demokratikleştiriyormuş. Oysaki insana psikolojik bir şiddet uyguladıklarının farkında değiller sanırım. Nedense insan kendisini hep evin sorunlu çocuğu, bunları konuşup duran insanları da o çocuğu nasıl ıslah ve tımar edeceklerini düşünen ebeveynler olarak algılıyor bir süre sonra...

Haliyle çekilmez bir durum... Neden iradi bir tercihe bağlı olmaksızın hayata gözlerini açar açmaz sana verilmiş olan bazı aidiyetler yıllarca birilerinin tartışma konusu oluyor...

Ayrıca dün eğitim-sen'e bağlı öğretmenler tutuklanan arkadaşları için bir yürüyüş yaptılar...

Tutuklanma sebepleri 13 kurşunla öldürülen öğrencileri Uğur için seslerini yükseltmeleriymiş.

Böyle bir nedenden ötürü halen insanların cezaevine konuluyor olması az önce bahsettiğim tekrarları yaşatıyor bize.

Yani burada artık öldükten sonra da kurtulamıyorsun!

Velhasıl “kaos bir doğa kanunuydu ,düzen ise insanoğlunun hayali."

Mahsum Oral

04.08.2011

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Geçen Yıl 3 Bin 218 Kişi Trafik Kazalarında Yaşamını Yitirdi
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!
Bu Besinler Boğaz Ağrısına İyi Geliyor!