Advert
20 Haziran dünya mülteciler günü
Emin Karakulak

20 Haziran dünya mülteciler günü

Bu içerik 110 kez okundu.
Reklam

20 Haziran dünya mülteciler günü

 

Eğer bir ülkede veya coğrfyada savaş insan hakları hukuku yoksa can güvenlikleri toplu ölüm ve soykırım tehlikesi altındaysa Saldırılara maruz bırakılmışsa yerinden yurdundan ve ülkesinden toplu göçler başlar güvenlikli yerlere giderler ve gittiği yerlere BM hukukunun güvencesi altına girerler.

 

Gittiği ülkede kayıt altına alınıp iaşe den barınmaya kadar o ülke mültecilerin ihtiyaçlarını  temin etmekle yükümlüdür.20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'nde BM birleşmiş Miletler mülteciler yüksek komiseri Mardin midyattak i AFAD geçici barınma merkezinde kabul edeceği ve BM Genel kurulunun 1951 tarihli mültecilerin hukuki statüsüne ilişkin Cenevre sözleşmesinin 50 nci yılı vesilesiyle aldığı karar uyarınca 2001 yılından bu yana her yıl yirmi haziran  dünya mülteciler günü  açıklamasını anımsattı.

 

Günün amacının Dünya genelindeki mültecilerin durumlarının uluslar arası kamu oyununu gündemine getirilmesi ve sorunların farkındalığını artırılmasını olduğu  Bu çerçevede Birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği önemli sayıda mültecilere ev sahipliği yapan ülkeleri ziyaret ederek savaştan zülümden ve insan hakları ihlalerinden kaçarak bu savunmasız insanların zor koşular altında yaşadıklarının mesajları veriliyor  BM Mülteciler yüksek komiserliği bu yıl  Dünya mülteciler günü dolayısıyla 17-21 haziran Türkiye ye bir ziyaret gerçekleştirecektir.

 

Söz konusu ziyarete  yüz yıllardır ülkelerinden ayrılarak yeni bir yaşam alanı arayan kişilere güvenli bir liman olan ve hali hazırda Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye iki milyon Suriyeli ve ıraklı sığınmacıya sağladığı koruma ve hizmetlerini ve sayısını dünya kamu oyu dikkatine getirilmesini hedeflemektedir.

 

Açıklama yapan  Uluslararası Af Örgütü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış ve güvenliği sağlama konusunda olağanüstü bir şekilde başarısız olduğunu dile getirdi. Örgüt, Güvenlik Konseyi üyelerine, sivilleri korumak ve milyonlarca insanın evlerinden edilmesini engellemek için daha kararlı bir şekilde hareket etme çağrısında bulundu.

 

Güvenlik Konseyi'nin, ve bazı durumlarda BM Genel Sekreterliği'nin, Irak, Orta Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Suriye'de süregelen çatışmalara yönelik etkisiz ya da geç gelen tepkileri, şiddet sarmalının artmasına ve sayısız topluluğun, anlamlı bir eyleme geçilmeden -o da eğer geçilirse- yıkıma uğramasına yol açtı.

 

Uluslararası Af Örgütü Küresel Sorunlar Direktör Yardımcısı Şerif Elsayid-Ali “Diplomatlar yöntem sorunlarını tartışırken, evler yakılıp yıkılıyor ve aileler kaçmaya zorlanıyor. Uzun ertelemeler ve veto edilen kararlar BM'nin sözde gücünü başına dert oluyor" diye konuştu.

 

BM barış gücünün Orta Afrika Cumhuriyeti'ne geç konuşlandırılması, binlerce kişinin daha birlikler bölgeye ulaşmadan çoktan zorla kaçması anlamına geliyor.

 

Güvenlik Konseyi'nin Suriye'de yaşananları Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk etme konusundaki tekrar eden başarısızlığı ve bunun hesap verilebilirlik konusunda bir eksikliğe yol açması, dünyanın en büyük yerinden edilme krizine katkı sundu.

 

Bu sırada Suriye ile ilgili eyleme geçme konusunda anlamlı her türlü eylemin önünü kesen ülkeler küresel mülteci krizine en az katkıyı sağlamıştır. Mesela Rusya ve Çin'in 2013 yılında kapısını açtığı mülteci sayısı sıfırdır.

 

Benzer ekonomik dez avajantajları na rağmen, gelişmekte olan ülkelerden İran, Ürdün, Lübnan, Türkiye ve Pakistan mültecilere kapılarını açarak krizin yükünü sırtlayan ilk beş ülke oldu.

 

2013'te Ürdün, Lübnan ve Türkiye sadece Suriye'den 1,524,979 mülteci aldıklarını kayıtlarına geçirdi. Buna tezat olarak ABD'nin kayıtlarına göre 2013'te ülke sadece 36 Suriyeli mülteciye kapılarını açmış - başka ülkelerden ise binlerce mülteciye ev sahipliği yapmış. Avrupa Birliği üyesi 28 ülke 30,498'yi yeniden yerleştirme konusunda söz verdi fakat bunların 25.500'ü Almanya'ya yerleştirilecek.

 

2013'te en az 435,000 kişi Avrupa Birliği'ne sığınma talebinde bulundu ama sadece 136,000 kişi buna hak kazanabildi. Baş etmeleri gereken mültecilerinin sayısının azlığına rağmen, gelişmiş dünya ülkeleri genelde mülteci ve sığınmacıları insan hakları ihlallerine maruz bırakıyor. Yunanistan sık sık koruma, güvenlik ve Avrupa'da daha iyi bir gelecek arayışı ile sınırlarına gelen mülteci ve sığınmacıları şiddet ve gözdağı ile karşılıyor.

 

Uluslararası Af Örgütü insanların çırılçıplak soyulduğu, eşyalarının çalındığı ve Türkiye sınırına itilmeden başlarına silah dayandığı birkaç vakayı belgeledi.

 

Dünyanın en düşük nüfus yoğunluğuna sahip olan Avustralya da kabahatli ülkelerden biri. Avustralya, Nauru ve Manus Adaları, Papua Yeni Gine'deki açık deniz işlem merkezlerinde mülteci ve sığınmacılara yönelik gerçekleştirilen ağır insan hakları ihlallerini saklıyor.

 

Yeterli gölge ya da korunacak yer olmadan boğucu sıcağa maruz kalan ve sıkışık yerleşkelerde tutulanların yeteri kadar su ve tıbbi yardıma erişmesi engelleniyor. Çoğu Avustralya'ya ulaşma çabaları içinde hayatlarını riske atıyor.

 

El sayid-Ali “Şimdi gelişmiş ülkelerdeki hükümetlerin 'biz' ve 'onlar' diye düşünmeye bir son vermesi gerekiyor. Mülteciler ve sığınmacılar korkunç bedeller ödedi - korunmayı, insani ve onurlu bir şekilde muamele görmeyi hak ediyorlar" dedi.

 

Mehmet Emin KARAKULAK

eminkarakulak@hotmail.com

19.06.2015

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Yılda 12,4 Kilogram Kırmızı Et Tüketiyoruz
Yılda 12,4 Kilogram Kırmızı Et Tüketiyoruz