Advert
KÂBUS!..
Mehtap Tumrik

KÂBUS!..

Advert

MEHTABİYAT

 

KÂBUS!..

“Kocan ne iş yapıyor?”

Diyor ısrarla… Bir taraftan, takma dişleriyle çekirdek çitleyip, bir taraftan sorgulamaya devam ediyor… Koca parkta yer yokmuş gibi, geldi oturdu yanıma!.. Şu karşıdaki kırık banka kaysam usulca? Şöyle güneşi bahane edip?..

Hay Allah, gördün mü, orası da doldu! Çek artık kadının vırvırını!..

“Çocuk kaç tane?..”

“! ! !...”

Bak ya, bi de kabukları üstüme üstüme fırlatıyor tükürüklü ağzından!..

Ben halen, ısrarla elimdeki gazeteye bakıyorum. Bakıyorum ama gazetenin her cm2’sini ezberledim evire çevire. Şimdi elimden bi bıraksam, magazin muhabiri gibi ardı ardına sorgulayacak kadın!..

Bak bak, halen üstüme savuruyor!..Be hey kadın, zaten dişin takma. Al eline dişini, öyle çitle şu mereti!..

“Nerdensin sen bakim?”

“Aşağı cehennemden!..”

Diyecek gibi oluyorum, yaşına hürmeten susuyorum…

Artık gazete tutmaktan kollarım uyuştu. Mecburen bırakıyorum… Birden, o ana kadar tipine dahi dikkat etmeden, sırf çekirdeğinden ve sıkıcı sorularından ifrit olduğum kadını inceliyorum:

Ayy… Ne kadar cılızmış!..

İnce burnu, yaşlılık ve zayıflıktan aşağıya meyilleşmiş…

Gözlerde; kavanoz dibi gözlük.

İnce uzun parmaklar ve hayret o yaşa rağmen ‘manikürlü’ tırnaklar!..

Ama ya o saçlar?..

Şu, kel erkeklerin komik taktiği gibi; olan yandan olmayan yana yamalama yapmış, hem de koca bir tokayla…

İnce uzun ve kırışık boynu incik, boncuk dolu.

Hele şuna da bak! O çırpı ayak bileğinde bi de halhal var! Hay ölme e mi!(Gerçi bunca yıl ziyadesiyle yaşamış ama)

Üstünde; allı-güllü kokuş bi bluz.

Dur dur! Bi de, düşük belli mi ne o üstündeki kot? Ay Vallahi de öyle! Hay seni teneşir paklasın e mi?..

Yüzüne dikkatlice baktığımı görüyor ve:

“ Bir zamanlar ben de çok güzeldim şekerim!.. Yolda yürürken; 7’sinden 70’ine herkes hayran hayran bakardı…” diyor.

 

…..

 

Ya bi dakika…Sanki ben bu kadını bi yerden tanıyorum, hiiç yabancı gelmiyor, ama…?

Aa, şu işaret parmağındaki yüzük, benim dün aldığım ve “ölene dek çıkarmam” dediğim yüzüğün aynısı!

Sesi, konuşması, gevezeliği, kokuşluğu…

Vallahi tanıyorum ben bu kadını ama nerden?.. Kadın bi sussa, bir-iki şey soracağım ama Hak getire!..

Ne?.. Zamanında gazeteci miymiş?..

Nee!.. Aile yaşam hikâyesi aynı ben!

Şaka mı bu ya?!..

Şu, “Geleceğe Dönüş” filmi gibi yahu bu!..

Yoksa, yoksa bu kadın benim ‘40 yıl sonraki halim’ ve gelecekten gelip, “Artık biraz da kendin için yaşa” mesajını vermek amacıyla mı görevlendirilmiş?..

Birden omuzlarımı ütüsüz elleriyle sıkıca kavrayıp bağırıyor:

“Beni halen tanımadın mı? İyi bak bana. Benim, ben! Mehtap’ım ben!”

 

“Anneeee!!!”

Diye bağıracak oluyorum ama sesim nerde?..

Eyvah, kıpırdayamıyorum!..

Felç mi oldum ne?!..

 

…….

 

Öylece donup, kavanoz gözlüğün ardındaki o gözlere kilitleniyorum. Allah’ım neler oluyor?...

Kadın halen beni silkeleyip,

“Ben; sen, sen de; bensin!” diyor.

Sanırım ben öldüm!..

Son bir ilahi güçle fırlıyorum ve bakıyorum annem karşımda!..

Tutmuş omuzlarımı silkeliyor,

“E, kızım kalksana!.. Bir saattir uyandırmaya çalışıyorum, işe geç kalacaksın…”

……

Ohhh bee!

Kâbusmuş!..

……

Bu kâbustan çıkardığım ders;

80 yaşlarıma doğru mutlaka estetik olmalıyım!..

Yoksa, aynaya bakarken kendimden korkup, kendi başımı yiyeceğim!..

 

 

ŞiiriMM

Kim demiş, rüyalar gerçek olsa,

Ya kâbuslar ne olacak,

Anlaşılan 80’ nimde bana

Estetik şart olacak…

 

26.12.2011


DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Depresyon tedavisinde egzersiz şart!
Depresyon tedavisinde egzersiz şart!
Antibiyotik Kullanırken Bu Besinlerden Uzak Durun!
Antibiyotik Kullanırken Bu Besinlerden Uzak Durun!