Advert
“SEVGİ SİZSİNİZ” 14 ŞUBAT ETKİNLİK PROGRAMIM…
Mehtap Tumrik

“SEVGİ SİZSİNİZ” 14 ŞUBAT ETKİNLİK PROGRAMIM…

Bu içerik 291 kez okundu.
Advert

MEHTABİYAT

“SEVGİ SİZSİNİZ” 14 ŞUBAT ETKİNLİK PROGRAMIM…

Daha yılbaşında aldığı hediyenin parasını ödemekle mükellef, ağır yürek işçilerinin, bir kez daha cep+yürek gösterisinde bulunacağı “Sevgililer Günü” kapıda…

 

Mart kapıdan halen nasıl baktırıyorsa; 14 Şubat’ta da, armağan bekleyen sevgililer pencereden bakmaya devam ediyor. Tek fark; iyi bir armağanla kazma kürek yerine yürek yakması ya da ihmalle, buz tutturması… Bu, madalyonun dolu yüzü.

Bir de yüreği kan ağlarken, “aman, kapitalist oyunlar” sloganıyla kendini telkin eden yek pare yürekler var ki, onlar da madalyonun görünmez yüzü…

 

İşte, bendeniz; engin iyi niyetimle 14 Şubat’ta, madalyonun bu ışıksız yanına nur getirme amaçlı, “14 Şubat sevgi sizsiniz “etkinlik programı hazırladım. Davet benden, icabet sizden:

P R O G R A M :

*** Facebook’ta açılan etkinlik sayfamda, ikinci el ya da az kullanılmış yahut henüz ne hikmetse siftah edememiş grup arkadaşlarıyla “slm,nbr?”

şeklinde, kısa ve öz ÖN TANIŞMA,

 

*** 14 Şubat, saat 09.00’da; arkasında daimi bir eşi olmamasına ve özelinde “tek” olmasına karşın, DÜNYA LİDERİ olan, Ulu Önder’imizin Cumhuriyet Meydanındaki anıtına çelenk koyup; İlkelerini uygulayamasak da(!)“İZİNDEYİZ” mesajı verme,

 

*** Oradan, Tophane çay bahçesine inip, yat limanına karşı “henüz bayatlamamış çay” ve dumanı üstünde simitle kahvaltı.

(NOT : Bekâr kadının en büyük hobbysi; pasta, börek,çörekle etkinliğe icabet edilmesi tavsiye edilir. Kısmetin nerden geleceği bilinmez telkiniyle.)

 

*** Çaylar yudumlanırken, ya; bir zamanlar (ki, üzerinden epey zaman geçmişi makbuldür) birileriyle burada el ele demlenildiği hatırasıyla ya da;

“Ah ulan! Bu kadar çoklukla tek olacağıma, bir teklikle çok olsaydım” nidasıyla 15 dakikalık uzaklara bakıp, iç geçirme faslı,

 

*** Üçüncü çaydan sonra, ufak ufak kalkıp merdivenlerden limana inme adrenalini(?)

(NOT : “Ay siyatiğim var”, “ Aman koluma biri girsin”, “Ayol ben oraları biliyorum, siz inin, ben burada beklerim” gibi uyumsuz, huysuz ve kapris eylem/söylemlere yeltenilmemesi rica olunur. Bu tripler sevgiliye bile yapılmazken, elin adamı niye iplesin? Aman ha…)

 

*** Oflaya, poflaya inilen basamaklardan sonra basılan liman taşlarında, sanki 82. basamakta pes edecek siz değilmişsiniz gibi, “ Bir solukta indim!” havaları,

 

*** Tekne turları için birbirini paralayan çığırtkanlardan birine yanaşıp, “yükte ağır olunsa da yürekte hafif olunduğu” demagojisiyle, toplamda 20TL’ye tekne turu,

 

*** Teknede; “ Aman da nasıl mutluyuz, huzurluyuz” efenime söyleyeyim, “ İyi ki de yalnızız, mis gibi eğleniyoruz, hobba” modunda, bayati makamdan başlayıp, uşşak türkülerle fasıl,

 

*** Yine bu ambiyansta; 15 dakikalık “ Ah ulan!..” başlıklı; geçmişi, kaderi, terk edenleri çaktırmadan, içsel bir devinimle yâd etme,

( NOT : Denizin büyüsüne kapılıp, hayale fazla kulaç sallanılmaması, mümkünse, boy seviyesinde kalınması rica olunur.)

 

*** Teknede, nihavent makamında kıvılcımlanan, elektrik takası yapılan karşı cinse, tekneden inerken “ Efenim, yardımcı olayım” nezaketiyle ilk tensel temas,

( NOT : Burası artık size kalmış ‘serbest zaman dilimi’dir. Tekne limanınıza yanaşmaya meylediyorsa, çapayı kapın. E artık o kadarını da siz uygulayın canım. Ben tahtınızı yapayım siz de bahtınızı. Her şeyi de benden beklemeyin!..)

 

*** Ardından; Dönerciler Çarşısında, “ Biyrouun, biyrouun…”denilmeyen, mümkünse ötesinde berisinde kokoreç kokmayan, ucuz yollu bir restoranda atıştırma,

( NOT: Teknede başlatılan cilveleşmenin dozu burada bir gıdım arttırılabilir. Ne bileyim; “ Efenim, biberinizi tek hamlede çiğnemeden yuttuğunuza bakılırsa, çok seviyorsunuz, buyurun benimkini de yiyin…” Sonra göz göze gelip, “ Ay kahretsin, dilimizin don lastiği kıvamı, neler de çağrıştırıyor, heh heh…” tarzı geyiğe dayalı, cinselliğe kapı aralama fırsatı. Bu süre de yine ‘serbest zaman dilimi’ olarak size lütfedilmiştir. Hatta hazır kurgusu da yukarıda zat-i âlilerinize paket program olarak sunulmuştur. Sadece ‘play’a pasın yeter.)

 

*** Akabilinde; Işıklar Caddesinde, vitrin bakma, indirim sepetine dalma, onu giyinip, öbürünü bırakma, birbirinin aynısı iki üründe kararsız kalıp, ikisinden de cayma, beyleri bir hayli bayma etkinliği,

 

*** Hemen ardından da; iki kilo kadar ay çekirdeğiyle, Karaalioğlu Parkında semaver çayı eşliğinde; el ele, kırmızı güllerle geçen sevgilileri eleştirip, ilişkilerine ömür biçme münanzarası,

( NOT : Buradaki son serbest zaman diliminde, dilerseniz yine “Ah” lı, “Keşke”li devinimlerde bulunur, dilerseniz de, yeni flört adayınızın telefonunu bir bahaneyle alabilir, gelecek 14 Şubat’ı tek geçirmekten yırtarsınız. O da size kalmış…)

 

*** Semaver çayının bitişi, herkesi uyku bastırması ve kapanış…

(NOT : Etkinliğe katılanların mümkünse sarımsak yememiş, olması, 1.85 boy, 80 kg. civarı, atletik yapıda, renkli gözlü, entelektüel birikime sahip olup, bir yabancı dili iyi derecede bilmesi, evi, arabası,sigortalı işi ya da kendi işi olması, yanında aynı kriterlerde 8-10 arkadaşını daha getirmesi rica olunur. Kendim için istiyorsam, ne olayım. Bu tamamen “sosyal sorumluluk projesi” olup, kâr amacı gütmeyen bir etkinliktir. Aman, kriterleri unutmayalım. Esen kalın, ümitsiz kalmayın… )

02.02.2013


DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mardin’de ilk kez kebap yeme yarışması düzenlenecek.
Mardin’de ilk kez kebap yeme yarışması düzenlenecek.
Kızıltepe Kaymakamlığına Hüseyin Çam Atandı.
Kızıltepe Kaymakamlığına Hüseyin Çam Atandı.