Advert
Mardin’de ki Terör Olayları, Elektrik, Hastane, Uyuşturucu, Belediye ve Diğer Birçok Problem…
Mehmet Kızılkaya

Mardin’de ki Terör Olayları, Elektrik, Hastane, Uyuşturucu, Belediye ve Diğer Birçok Problem…

Bu içerik 113 kez okundu.
Reklam

Mardin’de ki Terör Olayları, Elektrik, Hastane, Uyuşturucu, Belediye ve Diğer Birçok Problem…

Mezopotamya ve Ortadoğu’nun en kadim kültür başkentlerinden olan Mardin şehrimizi ve yaşanmakta olan sorunlarına değinmek istiyorum.

Mardin şehri tabiri caizse tüm taşları tarih koktuğu, taşların dile geldiği en önemli kadim kültür şehirlerinden bir tanesidir herkesin gözünde.

Mardin büyüleyici ve de gizemli bir şehir olmakla beraber, kendi içerisinde birçok dillerin, kültürlerin, dinlerin, toplumların, büyüleyici efsanelerin ve insanlık tarihlerinin buluşturduğu, bu gizemli şehirde okunası bir kitapmışız gibiyiz hepimiz.

Mardin tüm Ortadoğu’nun kucaklayıcı, büyüleyici sihirli anahtarı ve de kilididir. Mardin, yücelerin en yücesi olan Allah (c.c) tarafından yaratılmış en güzel, en bereketli ve de en büyüleyici şehirlerimizdendir. Lakin bu kutsal, bu özel, bu güzel ve de bereketli topraklara sahip olan şehrimizde sorunlar hiçbir zaman eksik olmamaktadır.

Öncelikli olarak bölgede olan terör saldırıları ve de teröre destek veren insanların olması. Terör olayları bölgenin can damarı olan ticareti neredeyse sıfıra indirmiştir. Terör olayları birçok insanın güzelim şehirden göç etmeye zorlamıştır. İnsanlar mallarını mülklerini bırakarak bilmedikleri, içerisinde kaybolacakları büyük şehirlere göç etmeye zorlanmaktadırlar. Terör olayları bölge halkını canından bezdirmiştir. Artık güzel bir yaşamın gelmesinden yana olan halk gün geçtikçe daha çok can vermektedir. Daha çok üzülmektedirler. Halk başta olmak üzere, emniyet, askeri, devlet ve de hükümet hep birlikte ele vererek bu terör olaylarının önüne geçilmesi gerekmektedir. Böylelikle daha güzel, daha iyi, daha sağlıklı bir yaşamın geri gelmesi için hep birlikte tek yürek olarak terör olaylarına karşı çıkmalıyız ki, hep beraber güzel bir yaşam sürelim.

Diğer bir sorun ve de en önemli sorunlardan olan Elektrik sorunu;

Elektrik sorunu bölgemizin can damarıdır. Elektrik insanların hayatıdır, suyudur, kanıdır, onları ayakta tutan ve de onlara can veren en önemli şeydir. Elektrik, bölge insanın ekmeğidir. Eğer ki; elektrik yoksa tarım sıfırdır. Eğer ki; elektrik yoksa insanların işi de yoktur. Eğer ki; elektrik yoksa insanların yaşamını ellerinden almış olursunuz. Elektrik, insanlık için ekmek ve su kadar önemlidir. Kaçak kullananlar yüzünden bütün bir şehri cezalandıramazsınız. Kaçak kullananlar yüzünden kendi bildiklerinizi okuyamazsınız. Kaçak kullananlar yüzünden insanları cezalandırıp, onların elektriğini kesemez, onların faturalarına başkalarının yaptığı kaçağın cezasını ekleyemezsiniz. Elektrik kaçaklarını bahane ederek diğer fakir fukara ve her daim faturalarını ödeyenlerin üstüne hiçbir şekilde hiçbir hakla ceza veremez ve de faturayı fazla kesemezsiniz. Batıda kullanılan kaçak elektrik kullanımı Güneydoğu Anadolu Bölgesinden kat be kat daha fazladır. Kaçak elektrik bahane edilerek hiçbir şekilde hiçbir noktada, insanları karanlığın içine boğamazsınız. Sizler bu insanlara işkence yapmaktasınız. Sizler bu insanlara zulüm yapıyorsunuz. Hava şartlarının güzel olduğu bir günde dahi en az 7 sefer elektriği kasten kesip açan siz zihniyetsizler, sizler bu ülkenin insanına, elektriğini en iyi ve de en doğru şekilde ödeyen tüm insanlara işkence yapmaktasınız. Sizler bunu yaptıkça insanlar sizlerden nefret eder ve de kaçak kullanmıyorsa dahi kaçak kullanmaya yönlendirmiş olursunuz. Sizler bu ülkenin insanlarını zorla kötü şeyleri yapmaya yönlendiriyorsunuz. Elektrik kaçağını hiçbir şekilde kullanmayan, devletine, bayrağına, toprağına hiçbir şekilde ihanet etmeyen binlerce insan olmasına rağmen birer köle, birer ikinci vatandaş muamelesi yapan siz elektrik kurumu insan haklarını tamamen ihlal etmektesiniz. İnsanların hastaları var, insanların işi gücü var, insanların ısınmaya yahut serinlemeye ihtiyaçları var. Sizler bu insanları zulme uğratamazsınız. Değerli ve saygıdeğer vekillerimize, il başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza sesleniyorum. Sizler gerek mecliste, gerekse oturduğunuz koltuklarınızda kalkıp konuşun. Birilerine seslenin, birilerine yazın, birilerini arayın. Sizlerin oturduğu bu koltuklar kalıcı değildir. İnsanlar yaptıklarıyla anılırlar. Konuştuklarıyla değil.

Evet!

Değerli Mardin Halkı ve Mardin şehrimizin ne tür sorunları vardır diye merak edenler sizlere maddeler halinde sıralıyorum.

Belediyelerin yaptıkları zulümlerden bir kaçını sıralamak istiyorum. Hepimiz de biliriz ki bölge halkı kaç aydan beridir çok zor dönemlerden geçmektedir. Kendi evlerini terör olaylarından bırakıp kaçanlar, göç edenler ve kalanlardan bazılarının da ne kadar kötü ve de ne kadar zor bir yaşam sürdüklerini kendi gözlerimizle gördük. Bu insanlara belediyeler tarafından daha iyi bakılması gerekirken, daha iyi korunaklı bir yerler verilmesi gerekirken belediyeler kalkıp onları hiçbir zaman kucaklamadılar. Bölge halkına daha çok zarar vermeye başladılar. Bölge halkının ticareti çıkan olaylardan ötürü sıfıra inmişken belediyelerden kalkıp insanlar üzerinden para kazanmaya bakmıştır. Örneğin; belediyeler su fiyatını 5 katına çıkardı. İnsanların ticareti yok denecek noktaya gelmişken belediyeler kalkıp suların fiyatlarını kaldırmaya başladılar. Resmen insanları sömürleştirmek ve de onları köleleştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlardı. Sayın Valimizin bu duruma bir el atması, gözden geçirmesi ve de belediye suyunun cüzi bir rakama indirmesi çalışmalarını yapmalarını tüm halkımız beklemektedir. Yaşanan terör olaylarından dolayı bölge insanımızın ticareti neredeyse sıfırı inmişken kalkıp belediyelerin öyle bir şey yapması kabul edilemez. Ayrıca Sayın Valimizin elektrik konusuna da el atmasını ve elektrik kurumuna biraz daha baskı kurmasını temenni etmekteyiz. Eğer ki; insanları kazanmak istiyorsanız, onların üzerine çöken karanlığı aydınlığa çevirmeniz gerekir. O karanlığı aydınlığa çevirin ki insanlar da sizlere daha da yakınlaşsın daha da mutlu, umutlu ve de güzel günler olsun.

Evet Dostlarım!

Bir diğer konumuz Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olan Mardin’imize atanan valilerimiz, kaymakamlarımız, emniyet müdürlerimiz ve isimlerini sayamadığımız birçok kurum ve de kuruluşların koltuklarına oturan insanlarımıza sahip çıkılmaması konusuna biraz değinmek istiyorum. Sizlerde hatırlarsanız ki, hepimizin kalbine de beynine de ki, sanırım yaşamımızın tüm noktasına adeta kara bir leke olarak kalacak olan Derik Kaymakamımızın haince bir saldırıyla öldürülmesi olayı. Bu kadar canilik, bu kadar vurdumduymazlık, bu kadar hain, bu kadar şeytani şeyler nasıl yapılır halen anlamış değilim. Sizler için binlerce kilometre uzaktan gelip çalışan, mücadele eden, sizlere hastane yapan, sizlerle beraber zeytin kıran, zeytinlerinizi tanıtan, sizleri doğduğu topraklarda tanıtan, sizlerden her daim en iyi şekilde bahseden, sizleri her noktada mutlu eden, sevindiren bir insana nasıl olur da bu kadar büyük bir ihanet yaparsınız. Hangi bölge insanımız annenizin önünde el pençe durmuştur. Hangi insan başını annenizin, babanızın önünde başını indirip can kulağıyla dinlemiştir. Söyler

misiniz? Sizler tüm insanlığa sahip çıkması gerekirken kalkıp insanları öldürmek, öldürmeye yardım etmek, fakir fukaralara gelen paraları yemek ve de şeytani olan her şeyi yapmak için adeta sıraya giriyorsunuz. Bu insanlar bunu hak etmiyor. Kendi Kaymakamınıza, kendi Valilerinize, kendi emniyet gücünüze her daim sahip çıkın. Fakir, fukaranın parasını malını mülkünü yemeyin. Yemeye de asla ama asla kalkmayın. Sizlerin yaptıkları pislikler tüm bölge halkını kötülemektedir. İnsanları baş tacı yapın. İnsanların ölümlerine sebep olmayın. Batı olsun, Karadeniz bölgesi olsun yahut tüm dünya da olsun kötü bir memleket olarak insanların kafalarında yer almayın. Alanları uyarın, gerekirse şikayetlerinizi bildirin. Memleketimiz için gelen insanlara önem verelim. Onları baş tacı yapalım. Onları her daim destekleyelim. Eğer ki; iyi şeyler istiyorsa öncelikli olarak bu tür insanlara sahip çıkacaksınız. Sizler sahip çıkmadıkça hiçbir yerde, hiçbir noktada, hiçbir zaman sevilmezsiniz. İnsanların ölümlerine sebep olmadan kardeşçe, insanca bir yaşamın içerisine girin. Girin ki insanlarda buradaki insanlığı görsünler. Umut ediyorum ki, değerli büyüklerimize, valilerimize, kaymakamlarımıza ve diğer kurum ve de kuruluşların müdürlerine daha güzel, daha özel bir ilgi gösterilerek onları en güzel şekilde karşılamalarını bekliyoruz. İhanet etmeyin. İhanet edenlerin sonu hiç iyi bir şey değildir diyerek diğer bir maddeyi açmak istiyorum.

Mardin Kızıltepe devlet hastanesini ele almak istiyorum.

Mardin ilçeleri arasında ve Türkiye’nin bir çok ilinden daha çok nüfusa sahip olan Kızıltepe ilçesinde ki “Kızıltepe Devlet Hastanesi’nin” çalışmayan asansörleri, pislikten geçilmeyen tuvaletleri adeta hastaların ve de hasta yakınlarını çileden çıkarmaktadır. Bu kadar büyük bir nüfusa sahip bir ilçenin devlet hastanesi neden bu kadar kötüdür? Neden temizlik noktasında daha dikkat edilmiyor? Neden çalışmayan asansörlerin hiçbiri dikkate alınmıyor? Bu kadar büyük bir nüfusa sahip bir ilçenin hastanesi nasıl bir hizmet vermektedir anlamış değilim. Hastan yakınları başta olmak üzere birçok hasta insan bu durumdan çok rahatsızlar. Kızıltepe Devlet Hastanesinin baştabip'i ve Kızıltepe Kaymakamlığının hastanelerden sorumlu olan biriminin bu şikayetleri değerlendirerek her daim denetleme yapmaları gerekir. İnsanların sağlıkları için mücadele etmek isteyenler öncelikli olarak bunlara bir çözüm getirmeleri gerekir. Değerli Kaymakamımız ve değerli birim müdürlerimizin bu duruma bir el atması gerektiği düşüncesindeyim diyerek sonra ki konuya geçmek istiyorum.

En önemli konulardan bir tanesi de Mardin’in Kızıltepe İlçesinde ki uyuşturucu trafiği ve madde bağımlısı olan gençlerimizdir.

Hepiniz bilirsiniz ki, uyuşturucu insan sağlığını ciddi manada tehdit eden en büyük zehirlerden bir tanesidir. Uyuşturucu insanlığın en büyük tehditlerinden bir tanesidir. Özellikle Kızıltepe ilçesinde birçok gencin uyuşturucu kullandığı ve bu maddelerin bağımlılığına alıştırıldığı gözlenmektedir. Uyuşturucu madde bağımlısı olan bu gençler, kötü alışkanlıklara sahip arkadaş çevrelerinden dolayı öğrenmişlerdir. Ki bu gençleri bu kötü maddelere alıştıranların uyuşturucu trafiğinin son dönemlerde hızlandığı ilçede daha çok ortaya çıkmaktadır. Emniyet Müdürümüz, asayişimizin o gençlerin aileleriyle irtibata girerek kimin ya da kimlerin onlara sattıklarını ya da nereden yahut nerelerden temin ettikleri araştırmalarına girmeleri gereklidir. Gençlerin teröre katılmalarını engellemek için yapılan çalışmaların aynısını uyuşturucu ve diğer maddeler için de yapmaları gerekir. Madde bağımlısı gençlerin çok olduğu ilçe de aynı zamanda bir tedavi merkezinin de acil bir şekilde açılmasıyla bu gençlerin tamamı tekrardan topluma kazandırılabilir. Bu sebeple Emniyet Müdürlüğü ve sağlık bakanlığı bunun için en kısa zamanda en iyi şekilde adım atmaları gerekmektedir.

Unutmamamız gereken bir şey vardır;

Bizler aileler olarak da önceliklerimiz çocuklarımızı her zaman, her gün, her saat, her dakika ve her saniye doğru bilgilerle ve de doğru eğitimle doyurmalıyız. Yoksa onları sokaklarda ve dışarılarda bilgilendirmek için ağzında kudurmuş köpekler gibi salyaları ile bekleyenler çocuklarımızı ellerimizin arasından alıp götürürler. O sebeple sizler de çocuklarınızı o zehirden korumak için en iyi eğitimi vermeniz ve de kullandıkları zaman da emniyet ve sağlık birimleriyle irtibata geçmenizi tavsiye ediyorum.

Bu sorunları sıralarken öğrendik ki Mardin Kızıltepe Belediyesine de yeni ataması olan Kaymakamımız Sayın Ahmet Odabaşının Kayyum olarak atandığını öğrenmiş bulunmaktayız.

Umut ediyoruz ki, Çok değerli Sayın Valimiz Mustafa Yaman ile ekibi ve yeni ataması olan Kaymakamımız Sayın Ahmet Odabaşının bu sorunlara bir an önce el atması ve de en güzel şekilde bir çözüme ulaştırmalarını diliyoruz.

Bu bölgenin sorunları hepimizin sorunları olmalıdır. Bir sorun, bir olay, bir hastalık, bir kötülük ya da yapılan bir güzellik yahut yapılan bir iyilik sadece bir insanı değil, içerisinde yaşamınızı sürdürdüğünüz tüm ilçeyi, tüm ili hatta tüm bölgeyi sarar sarmalar. Bu sebeple hep birlikte, tek yürek olarak sorunların çözümlerine odaklanıp, var olan sorunlara çözüm üretip çözüm getirelim.

Sorunların kalmadığı aydınlık dolu günler diliyorum hepinize.

Vesselam!

Not: Gelecek yazı dizisinde Mardin Artuklu Üniversitesini ele alacağım.

“Mehmet Kızılkaya”

 


DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti Belediye başkan aday adayları belli oldu
Ak Parti Belediye başkan aday adayları belli oldu
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor
Türkiye’nin Yüzde 39’u Kan Şekerini Ölçtürmüyor