Advert
Neden Evet Demeliyiz
Konuk Yazar

Neden Evet Demeliyiz

Bu içerik 93 kez okundu.
Reklam

 

NEDEN EVET DEMELİYİZ

Başkanlık sisteminin getirilmek istenmesi bugünkü mevzu değil. Sadece bugün elimize, iyi değerlendirmemiz gereken büyük bir fırsat geçmiştir.

Mustafa Kemal, devleti yöneten tek adamdı. İsmet İnönü mili şefti ve yine tek adamdı. Çok partili sisteme geçilmesi için baskı yapan Amerika, halen yürürlükte olan sistemi kuran akıldır.

Milletin isteğini soran olmamıştı o günlerde. Rahmetli Adnan Menderes ve Turgut Özal da başkanlık sisteminden yanaydılar ama ikisi de suikasta kurban gitti. Bu fikri savunan herkes tek tek öldürüldü. Muhsin Yazıcıoğlu helikopteri düşürülüp katledildi. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu, "Bu Sistem değişmeli" adında bir kitap çıkardı, suikasta uğradı.

Neden öldürüldüler peki?

Başkanlık sistemi neden daima şiddetle red edildi üst akıl tarafından?

Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan da Başkanlık Sistemi'nin savunucularındandır. Halen yürürlükte olan sistem nasıl çalışıyordu? Geçmişe bir göz atmak gerekir.

Cumhurbaşkanlığı makamına dış güdümlü şer güçler, kendi adamlarını oturttukları zaman hükümetlerin icraat yapmalarını rahatça engelleyebiliyor, darbelere zemin hazırlayabiliyorlardı. Gündem kısır çekişmelerle meşgul edilirken, millet birbirine düşürülüyor, hortumcular Türkiye'yi inek gibi sağıyor, hiçbir yatırım yapılmıyor, dış borçlarla kölelik seviyemiz arttırılıyor, millet yokluk ve yoksulluk batağına mahkum ediliyor, fikir ve vicdan hürriyeti baskı altına alınıyor, adalet mekanizması işlemez hale getiriliyor, nesiller yozlaştırılıyordu.

Bu ülkede iktidar olduğunu zanneden ve seçimle işbaşına gelen hiçbir siyasi iktidar muktedir olamadı. Bakiyesi olduğu İmparatorluk 600 yıllık iktidarında 36 padişah ile yönetilirken, 90 yıllık bir Devlet, Parlamenter sistemde 65. Başbakan ile yönetilmektedir. Bu şekilde mi kalıcı yatırımlar yapacaksınız? Bu yönetim şekli ile mi dünya ile rekabet edebileceksiniz?

Sadece, 12 Mart 1971 – 12 Eylül 1980 tarihleri arasında 9 Hükümet görmüş bir millet ve devletiz. Her on yılda bir meydana gelen darbeler, muhtıralar, e-muhtıralar ve post-modern darbeler de bu işlerin cabasıdır.

Bir ülkede, ekonomik istikrar ve kalkınmanın olabilmesi için mutlaka siyasi istikrarın olması gerekir. 1960 – 1983 ve 1993 – 2002 yılları arasındaki siyasi istikrarsızlığı hatırlayanlarımız vardır. Okuduğumuz kadarıyla topraktan okuyup kitapsız bilen büyüklerimizin anlattıkları kadar; Ekonomik olarak çekilen sıkıntılar, her gece yatarken sabah nasıl bir siyasi ve ekonomik gündeme uyanacağımız merak konusu olduğunu kanaatimce herkes hatırlıyordur.

Bakın Ak Parti dönemlerinde, Cumhurbaşkanı ve Hükümet aynı eksende hareket edince, Türkiye, ekonomi, yatırım, gelişme, büyüme, istikrar ve dünya siyasi arenasında şahlanış yaşadı. Bu sefer de terörü başımıza bela ettiler. Şahlanmamızın önüne geçmek istediler. Terörle baş edilir, bitirilir bir şekilde ama bu sistem devam ederse, yarınlarda şu andaki yöneticiler başımızdan gittiğinde ne olacak? Yine eskiden olduğu gibi, Amerika'nın, İsrail'in, AB'nin istediği kişiler başa gelecek ve sistemi tıkayacaklar.

Yine dış borçlar, yine yoksulluk, yine kölelik, yine baskılar, yine darbeler, yine yolsuzluklar, hortumlamalar, yine yozlaşma geri gelecek, Dışa bağımlı DERİN DEVLET ve FETÖ gibi PARALEL DEVLET elemanları bizleri yönetecek. O yüzden Anayasa değişikliğine ve Başkanlık Sistemi'ne ""EVET" demeliyiz.

Bundan ziyade bu nedenler için evet demeliyiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni dışarıdan karıştıran vesayetçilerin gücünü kırmak, “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” hükmünü gerçek anlamda uygulamak için evet demeliyiz.

Demokrasinin teminat altına alınması, milletin himayesine verilmesi için evet demeliyiz. Yürütmenin tek elde toplanması, Cumhurbaşkanı-Hükümet çatışmasının önlenmesi için evet demeliyiz. Dinini yaşamak isteyen büyük makul çoğunluğun “gerici”, “yobaz” “çağ dışı unsurlar” diye yaftalanmasını önlemek için evet demeliyiz.

Türkiye’yi kutuplaştırmak isteyenlerin, Türk-Kürt, Sünni-Alevi, laik-dindar çatışması isteyenlerin heveslerini bitirmek için evet demeliyiz.

Terörün bitirilmesi, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması, işsizliğin sona ermesi, refah içinde 2023 hedeflerine yürünmesi için evet demeliyiz. 18 yaşındakilere de seçilme hakkını savunduğumuz için evet demeliyiz.

Sonuç olarak baktığımız da anayasa değişikliğinde yer alan hususlar tamamiyle devletin güçlenmesini, etkin yönetim sağlanmasını, uyum ve bütünlüğün artırılmasını, istikrar ve düzenin sağlanmasını kapsamaktadır.

NURULLAH AYDIN

 

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Ben Deli Değilim' tiyatro oyunu Kızıltepe'de sahnelenecek.
“Ben Deli Değilim' tiyatro oyunu Kızıltepe'de sahnelenecek.
Sezaryen Doğumda Avrupa Birincisiyiz
Sezaryen Doğumda Avrupa Birincisiyiz