Advert
Mardin Kapı Şen Olur
Konuk Yazar

Mardin Kapı Şen Olur

Bu içerik 316 kez okundu.
Reklam

Canan KALAYCI yazdı.. 21 MART 2018

 

İçişleri Bakanlığı Himayesinde, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Ev Sahipliğinde ve Ahmet Külekçi Koordinatörlüğünde Karadenizli Basın Mensupları, Güneydoğuda bulunan Gazetecilerle buluştu. Şanlıurfa’nın ardından ikinci durak Medeniyetler şehri Mardin oldu.

 

 

MARDİN KAPI ŞEN OLUR

 

Bir Diyarbakır türküsüymüş bu. “Mardin kapı şen olur, Dibi değirmen olur.” Mardin kapısı da Diyarbakır’daymış üstelik. Mardin’de ilk durağımız Ortahisar Belediyesi ile kardeş şehir olan Kızıltepe’de oldu. Kızıltepe dost insanların, gülüşü güzel insanların memleketi. Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç; yaklaşık 8 ton hamsi, 800 ekmek ve helva ile kardeşlik köprülerini atmak için 8 Aralık 2017 tarihinde Kızıltepe meydanında bir hamsi şöleni düzenledi. Şölenin sunuculuğunu yapan ben yaklaşık 35 bin kişiye hitap etmenin güzelliğini, heyecanını yaşadım. Ulusal basında da oldukça yer bulan Hamsi şöleninde Türk, Kürt, Süryani, Ezidi her dinden, her inançtan insan bir araya geldi. Hamsi ızgaralar yapıldı. Birlikte aynı sofraya oturuldu, ekmekler paylaşıldı, dostluklar güçlendi. El ele gönül gönüle horonlar oynandı, halaylar çekildi. İşte bu tarihlerde atılan kardeşlik köprülerinin bu ziyarette daha anlam kazandığını söyleyebilirim. Daha önce oraya gitmiş olmanın verdiği rahatlık ve özlemle Kızıltepe’ye vardık. Biz basın mensupları artık kurulan köprüleri sağlamlaştırmayı düşünüyoruz.

 

Kızıltepelilerin ayrı bir geleneği var ya da ben onlara bunu çok yakıştırıyorum. Siz eğer onlara misafir gitmeye karar vermişseniz onlar sizin kilometrelerce öteden yolunuza geliyorlar, karşılamak, kucaklaşmak için. Anadolu insanına özgü bir şey olsa gerek. Sevgili Ahmet Doğan ve Harun Çınar’ın sıcak karşılamasını herkese sevgiyle ve saygıyla yaklaşımını göz ardı edemeyeceğim. Bir de parantez içinde belirtmek isterim Kızıltepe yaklaşık 3500 taraftarı olan Trabzonspor taraftarlar derneğinin de adresi. Başkan İbrahim Aydın birçok Trabzonsporludan daha sevdalı takımımıza. O bizim Kızıltepe’deki gözümüz kulağımız, elimiz ayağımız..

 

Kızıltepe Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Halit Solhan’ın büyük bir nezaketle; “Birlikte olmanın gururunu yaşıyorum” derken gözlerindeki heyecanı görmenizi isterdim. Solhan; bölgeler  ve iller arasındaki önyargıların diyaloglar ve ziyaretlerle kırılabileceğini ve bu konuda en büyük görevin basın mensuplarına düştüğünün altını çizdi.

 

Projemizin koordinatörü Ahmet Külekçi ise, Kızıltepe’de düzenlenen hamsi şöleni ile kardeşlik köprülerinin sağlamlaştırıldığını, her iki yöre insanının da birbirini tanıdıkça daha sıkı kucaklaşacağını söyledi.

 

Güneydoğu ve Karadenizli basın mensupları Kızıltepe meydanında günün anısına bir aile fotoğrafı çektirdikten sonra Batman’a hareket ettik. Hasaykeyf’te yapılacak Ilısu Barajı sonrası sular altında kalacak olan tarihi mekanları gezecek olmanın merakıyla.

 

Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak tarihi antik döneme kadar uzanıyor. Mezopotamya’dan Anadolu’ya geçiş yolu üzerinde ve Dicle Nehrinin tam kenarında kurulmuş olması nedeniyle stratejik bir öneme sahip. Mardin Midyat’a bağlı bir yerleşim yeri iken 1990 yılından sonra Batman’ın il olmasıyla ilçe bu şehre bağlanmış. Günümüzde bile bazı mağaraların mesken olarak kullanıldığını farkediyorum. Demek ki insanlar çok eski çağlarda buralara yerleşmiş.

 

Bir kale var hemen üstte.Biz birkaç arkadaş kaleye doğru yol alırken, bir kısım gazeteci dostlarımız kahvelerini yudumluyor otantik mekanlarda Dicle’ye karşı. Bizans İmparatoru Konstantin’in yaptığı bir kale. Bölgeyi korumak için inşa ettirmiş. Öylesine güzel görünüyor ki Dicle, tarih ilmek ilmek işlenmiş. En parlak dönem Artuklular zamanında yaşanmış. Kaleye çıkarken sağlı sollu küçük alışveriş mekanları yapmışlar. Minicik pirincin üstüne sevdiklerinizin ismini yazıyorlar. Aşkın yazılmadığı yer yok diye geçirdim içimden. Öylesine güzel ki..Yine de Hasankeyf’in  sular altında kalacak olması herkeste bir hüzün bıraktı. Belki de bu halini son görenlerden olmak bir şanstı ama umarım oradaki mimariye zarar gelmez.

 

Eski Mardin çok farklı. Taş evler, otantik sokaklar, ayrı bir koku ayrı bir havası var buranın. Esnaf öylesine misafirperver ki; özellikle Karadenizden gelenlere daha özel muamele ediyor. Yaşlı bir amca  alışveriş yaparken size herşey yarı fiyatına dedi. Neden dedim amca, Trabzonlu bir asker arkadaşım vardı, bana çok yardımı olmuştu işte onun hatırına dedi. Gözlerim doldu. Uzun yıllar süren bir vefa. Gönül borcu. Bol bol alışveriş yaptık. Amca mı işi iyi biliyor yoksa biz mi onun asker arkadaşının yerine koyduk kendimizi bilmiyorum.

 

 

BARIŞ ŞEHRİ MİDYAT

 

Midyat değişik bir yer aslında. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Sümerler, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar. Hepsinden izler taşıyor. Mimarisini görünce son yıllarda dizilerin neden burada çekildiği sorusuna cevap buluyorum aslında. Taş işlemeciliği eski konaklarda muhteşem kullanılmış. Yeni Mardin’de modern binalarla karşılaşıyorsunuz, ama eski Mardin sizi tarihle buluşturuyor. Konaklar, kiliseler, camiler ve daracık sokaklar bizi başka dünyalarla buluşturuyor. Burada inanç yelpazesi de var. Eski Midyat’ta daha çok Süryaniler oturuyor. Evleri de kiliseleri de burda. Süryanilerin yanı sıra, müslümanlar, Hristiyanlar ve ezidiler var.  Hepsinin dinleri değil aynı zamanda dilleri de farklı. Ama birlikte kardeşçe yaşamayı çok iyi biliyorlar. Kilise çanları ezan sesleriyle karışıyor.

 

Midyat gümüşleri ve el işçiliği ile de meşhur. Birbirinden güzel ürünler var. El emeği, göz nuru.  Burada üretilen Telkariürünler  yurt dışında da alıcı buluyor. Taş oymacılığı, bakırcılık, kuyumculuk, dokumacılık ve dericilik tarih boyunca çok geliştirilmiş. Otobüsü park edince,  gelen her arabaya koşan küçük yakışıklılar var. Hasankeyf’i bize anlatmak için birbiriyle yarışıyorlar. Dükkanların önü küçük taburelerle dolu alışveriş yaparken esnaf buyur otur diyor, sen daha konuşurken çaylar geliyor. Böyle de paylaşımcılar.

 

 

BİRİZ, BERABERİZ, KARDEŞİZ..

 

Mardin’de dolaşırken insan şunu hissediyor aslında. Sanki deniz yakınlarda bir yerde. Deniz gibi sonu olmayan uçsuz bucaksız bir Mezopotamya ovasına bakıyorsunuz. Bazı yerler akşamın alaca karanlığında deniz gibi görünüyor. Ha ova ha deniz diyorum insan kendini nasıl mutlu hissediyorsa orda olduğunu düşünsün. Mardin Muhtarlar Federasyonu Başkanı Hatip Şaran’ın çok güzel bir sözü var bununla ilgili “Siz bizim deniz görmüş halimizsiniz.” Ne güzel özetliyor aslında birbirimizden farkımız olmadığını, aynı derenin balığı olduğumuzu, aynı teknenin hamuruyla yoğrulduğumuzu. Onun hatipliğine, konuşma tarzına, bilgi ve birikimine, kardeşlikprojelerinin gerekli olduğunun altını çizmesine hayranım. Hepimizin dileği aynı “Biriz beraberiz, kardeşiz”

 

Akşam yemeğini Artuklu  Üniversitesi’nin sosyal tesislerinde Mardinli dostlarımızla yiyoruz. Trabzon Eski Vali yardımcısı Ayhan Yazgan’ın eşi de bizim gibi misafir. Yazgan;  Trabzon da yaşadığı güzel anılarını paylaşıyor bizimle. Vali yardımcıları, Hamsi şöleninde tanıştığımız ve Trabzonluların çok sevdiği gurur duyduğu Derik Kaymakamı Hakan Kafkas, Üniversitenin diğer temsilcileri, Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkanı olan herkesin ağabeyi, yol gösterici, hep öğretici, samimi, dost gülüşlü Mehmet Çelik ve gazeteci dostlarımızla çok güzel bir akşam geçiriyoruz. Mardin’den Mardinli dostlarımızdan güzel anılarla, güzel sohbetlerle ve yeniden buluşmak üzere ayrılıyoruz.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak"
Türkiye’nin Yüzde 8’i 65 Yaş Üstünde
Türkiye’nin Yüzde 8’i 65 Yaş Üstünde